Bence ikiniz de biraz farklı yerden bakıyorsunuz. Senin için hızlı cevap vermek "Seni önemsiyorum." demek. Onun için ise sevgiyle mesajlaşma hızı arasında doğrudan bir bağ yok. Aslında ikiniz de haklı olabilirsiniz.
Ama şunu da söyleyeyim; eğer bu 40 dakika olayı gerçekten sürekli oluyorsa ve o sırada çalışmıyor, meşgul da değilse, insan ister istemez "Acaba ikinci planda mıyım?" diye düşünebilir. Bu çok anormal bir his değil. Öte yandan herkesin telefona bakma alışkanlığı da aynı değil. Kimisi mesajı görür görmez cevap verir, kimisi gördüğü hâlde "Biraz sonra yazarım." der ve bunu önemsemediği için değil, alışkanlığı öyle olduğu için yapar.
Bence burada "Kim haklı?"dan çok, birbirinizin beklentisini anlamak önemli. Senin beklentin hızlı dönüş, onunki ise bunun sorun edilmemesi. Eğer ikiniz de birbirinizi kırmadan orta yolu bulabilirseniz, bu konu büyümeden çözülür. Ama sen her geç cevapta "Beni sevmiyor." diye düşünürsen, o da her seferinde kendini açıklamak zorunda hissederse, ikiniz de gereksiz yere yorulursunuz.