Aslında Fransız İhtilali'nde sanki halk "ekmek bulamazlarsa pasta yesinler" söylemine tepki göstermiş ve Fransa'ya demokrasi gelmiş gibi anlatılıyor ama asıl sebep o dönemki zenginlerin yönetimde söz sahibi olma istekleriydi. Günümüzde bazı Avrupa ülkeleri gibi istisnalar bulunmakla birlikte birçok ülkede zengin olmayan birinin milletvekili veya senatör adayı olması ve seçilebilmesi mümkün olmamaktadır. Örneğin ABD siyasetine bakarsanız aynı ailelerin onyıllardır siyasette olduğunu görürsünüz, hâlâ bir senatör Kennedy Jr. vardır mesela. Türkiye'de de milletvekili aday adayı olmak, seçim kampanyaları yürütmek, sesini medyada duyurabilmek paraya bağlıdır. Böyle bir düzende bir ihtimal e-demokrasi halkın sesini biraz daha yükseltebilir.
Tespitlerinde haklısın, Tarih anlatılarında “halk ayaklandı, demokrasi geldi” gibi basit bir hikâye sunuluyor ama gerçek süreçler çoğu zaman ekonomik güç dengeleriyle şekilleniyor. Fransız İhtilali’nde de, bugün ABD veya Türkiye’de de siyasal temsilin kapıları genellikle ekonomik sermayesi olanlara daha açık.
Ama bu durum dijital demokrasiyi tamamen imkânsız kılan bir şey değil. Çünkü dijital demokrasi, mevcut sistemi kökten değiştirmekten ziyade
temsil mekanizmasını tamamlayıcı bir araç olarak çalışabilir. Ki ben bunun Türkiye de olmayacağına inanıyorum.