Yaşam formu olarak ömrümüz bu kadar kısıtlı olmasaydı ve evrenin bu devasa büyüklüğü olmasaydı muhtemelen içimde kıpırtı olurdu ama artık yok, çocukken vardı ama hem de yoğun derecede. Taş patlasa 50 60 yıl varlığını sürdürüyorsun varlığını sürdürdüğün topraklarda ise binlerce yıl önce başka bir ırk yaşamış muhtemelen binlerce yıl sonra başka bir ırk yaşayacak sürekli bir sirkülasyon var hiç bir şey kalıcı değil her şey değişim halinde o yüzden kendi yaşadığım dönemi mutlaklık olarak kabul edip belli bir toprak parçasına önem arz etmek ne bileyim pek mantıklı gelmiyor artık. Çizilmiş sınırlar geçici bir süreçten başka bir şey değil. Benim hiç var olmadığım bir zamanlar şuan gavur yada ecnebi muammelesi cektiğimiz başka bir cocuk gururlanıyordu muhtemelen bu topraklar üzerinde ama şimdi ne o cocuğun varlığı var ne de gururlandığı toprak parçası onu ruhuna ait, her şey el değişti yine değişecek.