Yurt dışında şirket kurmak, Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz; şirket yapısı, şirketten alınan ödemenin niteliği, kişinin vergi mükellefiyeti ve yurt dışında ödenen vergiler birlikte değerlendirilmelidir. Geçmiş yıllarda beyan edilmemiş yurt dışı gelir veya varlıklarınız bulunuyorsa, mevcut şartlar çerçevesinde Varlık Barışı gibi düzenlemeler de değerlendirilmesi gereken önemli çözüm yollarından biri olabilir.

Yurt Dışında Şirket Kurarsam Türkiye’de Vergi Öder miyim?
Son iki yılda ofisimize gelen danışmanlık taleplerinde dikkat çeken bir artış var. Özellikle yazılımcılar, oyun ve uygulama geliştiricileri gibi teknoloji şirketleri yurt dışında şirket kurmayı ciddi şekilde değerlendiriyor.
Görüşmelerde ise neredeyse herkes aynı soruyla söze başlıyor:
“Dubai’de şirket kurarsam Türkiye’de vergi öder miyim?”
Kimi İngiltere’de Limited şirket kurmayı planlıyor, kimi ABD’de LLC, kimi ise Estonya veya Dubai Free Zone şirketlerini araştırıyor. İnternette dolaşan videolar ve sosyal medya paylaşımları ise çoğu zaman tek cümlelik çözümler sunuyor. “Dubai’de şirket kur, vergi ödeme.” Ne yazık ki uygulamada durum bu kadar basit değildir.
Yurt dışında şirket kurulması tek başına Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Hatta birçok dosyada şirketin hangi ülkede kurulduğundan daha önemli olan başka hususlar bulunmaktadır.
Bu nedenle yurt dışında şirket kurmadan önce yalnızca kuruluş maliyetlerini veya o ülkedeki vergi oranlarını değil, Türkiye’deki vergisel sonuçları da birlikte değerlendirmek gerekir.
Asıl Önemli Olan Parayı Alan Kişinin Türkiye’deki Vergi Durumudur

Uygulamada en fazla gözden kaçan konu ise budur. Birçok kişi şirketin Dubai’de, İngiltere’de veya ABD’de kurulmasına odaklanırken, vergisel açıdan çoğu zaman daha önemli olan konu parayı alan kişinin Türkiye’deki vergi mükellefiyetidir.
Örneğin iki ortak aynı İngiltere şirketinden aynı gün aynı tutarda kâr payı alsın. İlk ortak İstanbul’da yaşamaya devam ediyor ve Türkiye’de tam mükellef. İkinci ortak ise uzun yıllardır yurt dışında yaşıyor ve Türkiye’de dar mükellef statüsünde. Şirket aynı şirket. Dağıtılan para aynı para.
Ancak Türkiye açısından yapılacak vergisel değerlendirme aynı olmayabilir. Bunun nedeni, vergilemede yalnızca şirketin değil, geliri elde eden kişinin vergi statüsünün de dikkate alınmasıdır.
Bu nedenle “Şirketi hangi ülkede kurmalıyım?” sorusundan önce cevaplanması gereken soru şudur: Şirketten para çekecek kişi Türkiye’de tam mükellef mi, yoksa dar mükellef mi?

Gelirin Türü Ödenecek Vergi Tutarını Etkiler
Ortak kimi zaman yurtdışındaki şirketinden borç, kar dağıtımı, maaş, masraf, sermaye iadesi gibi ödemeler alabilir. Bu ödemelerin tamamının vergilendirme teknikleri farklılıklar gösterebilir.
“Yurt Dışında Vergi Ödedim, Türkiye’de Bir Daha Vergi Çıkmaz.” Yanılgısı

Uluslararası vergilemede en sık karşılaştığımız yanlışlardan biri budur. Yurt dışında şirket kuran birçok girişimci, şirketinin bulunduğu ülkede kurumlar vergisi ödediğini veya kendisine yapılan maaş ya da temettü ödemesinden vergi kesildiğini görünce Türkiye’de artık hiçbir vergi yükümlülüğü kalmadığını düşünmektedir.
Oysa yurt dışında vergi ödenmiş olması, Türkiye’de otomatik olarak vergi ödenmeyeceği anlamına gelmez.
Öncelikle kişinin Türkiye’de tam mükellef mi yoksa dar mükellef mi olduğu, elde edilen gelirin niteliği, şirketin hukuki yapısı ve Türkiye ile ilgili ülke arasında Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Ancak bundan sonra yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye’de mahsup edilip edilemeyeceği belirlenebilir.
Dolayısıyla “Ben İngiltere’de vergi ödedim.”, “Dubai şirketim zaten vergi ödüyor.” veya “ABD’de vergim kesildi.” ifadeleri tek başına Türkiye’de ayrıca vergi doğmayacağını göstermez. Bazı durumlarda Türkiye’de ilave vergi çıkabilir, bazı durumlarda yalnızca mahsup uygulanabilir, bazı durumlarda ise hiç vergi doğmayabilir. Sonuç, her olayın kendi özelliklerine göre değişmektedir.
Vergi planlamasında en büyük hata, yalnızca şirketin bulunduğu ülkedeki vergiyi hesaplayıp Türkiye’deki vergisel sonuçları hiç değerlendirmemektir.
Geçmişte Bu Tür Vergilendirilemeyen Gelirleriniz Varsa Çözüm: Varlık Barışı
Bu tür durumlarda geçmiş dönemlerin niteliğine, inceleme veya izaha davet sürecinin başlayıp başlamadığına ve mevcut yasal düzenlemelere göre farklı çözüm yolları değerlendirilebilir.
Geçmiş yıllarda beyan edilmemiş yurt dışı varlıklar açısından uygulamada en çok gündeme gelen yöntemlerden biri Varlık Barışı düzenlemeleridir.
Varlık Barışı, belirli dönemlerde yürürlüğe giren özel kanuni düzenlemelerle; yurt dışında bulunan para, döviz, altın, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye bildirilmesine veya getirilmesine imkân tanıyan bir mekanizmadır.
Sonuç

Yurt dışında şirket kurmak tek başına Türkiye’deki vergi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Şirketin hukuki yapısı, şirketten alınan ödemenin niteliği, parayı alan kişinin Türkiye’deki vergi mükellefiyeti ve yurt dışında ödenen vergilerin Türkiye’deki durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle yurt dışında şirket kurmadan veya şirketten kişisel hesabınıza para çekmeden önce doğru bir vergi planlaması yapılması, ileride karşılaşılabilecek önemli vergi risklerinin önüne geçecektir. Geçmiş yıllarda beyan edilmemiş yurt dışı gelirleriniz veya varlıklarınız bulunuyorsa, mevcutta olan Varlık Barışı kapsamında durumunuzun ayrıca değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

Bu yazımızla ilgili tüm sorularınız ve emin olamadığınız ayrıntılar için bizimle info@nova360.org.tr mail veya WhatsApp numaramızdan iletişime geçebilirsiniz.

Yazıyı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.