Selamlar hocalarım,
Bu konuyu açmamdaki temel amaç; internet veya sosyal medya üzerinden alışveriş yapıp mağdur olan, sonrasında da "Nasıl olsa kiralık IBAN kullanıyorlardır", "Polise gitsem bir şey çıkmaz", "Uğraştığıma değmez" diyerek şikayetçi olmaktan vazgeçen arkadaşlara örnek olmasıdır. Lütfen hakkınızı aramaktan vazgeçmeyin, çünkü devletin mekanizmaları sandığınızdan çok daha sert işliyor.
Kısaca başımdan geçen süreci ve gelinen son noktayı anlatmak istiyorum. Bilişim ve sosyal medya işlerinin ne kadar içinde olursak olalım, bazen insanın bir anlık basireti bağlanabiliyor.

Olay Nasıl Oldu?
Benim 2012 model Scirocco aracım için tampon ve far arayışındaydım. 30 Ocak 2026 tarihinde Instagram üzerinden reklamlarını gördüğüm bir sayfayla WhatsApp üzerinden iletişime geçtim. Parça fiyatlarında anlaştık. Verdikleri IBAN numarasına 18.000 TL parayı gönderdim. Parayı gönderdikten sonra klasik senaryo; mesajlara cevap verilmedi, aramalar açılmadı ve şahısların dol@ndırıcı olduğunu anladım.

Hukuki Süreç ve Savcılık Aşaması
Hemen elimdeki WhatsApp konuşma çıktıları ve banka dekontuyla birlikte savcılığa gidip şikayetçi oldum. O çok söylenen "IBAN sahibini bulamazlar" efsanesi tamamen yalan arkadaşlar. Hesabına para gönderdiğim şahsı emniyete ifadeye çağırdılar.

Şahsın emniyette verdiği ifade tam bir komediydi (ki bu tarz bilişim suçlarında hep aynı yalan söylenir): "İşsizim, Instagram'da iş ilanı görüp linke tıkladım, T.C. kimlik numaramı ve IBAN bilgilerimi girdim. Bilgilerimi çalmışlar, hesaplarımdaki şüpheli işlemlerden haberim yok, maddi gücüm de olmadığı için zararı karşılayamam."
Savcının Kararı (İddianame)
İşte sürecin en güzel kısmı burası. Savcı, şahsın bu "linke tıkladım hesabım çalındı, ben de mağdurum" yalanına zerre kadar itibar etmedi. Hazırlanan iddianamede savcı aynen şu kanaate vardı: Şüphelinin suçtan kurtulmaya yönelik bu savunmasına itibar edilemez, banka hesaplarını menfaat temin etmek amacıyla verdiği açıktır.

Sonuç olarak savcı, şahıs hakkında Türk Ceza Kanunu 158/1-f (Bilişim Sistemleri ve Banka Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dol@ndırıcılık) suçundan ağır hapis cezası istemiyle iddianameyi hazırladı. Üstelik sadece hapis cezası değil, TCK 53. madde gereğince şahsın bazı siyasi ve sivil haklardan yoksun bırakılmasını (kamu haklarından men) talep etti.

Son Durum ve Tavsiyem

Mahkeme iddianameyi kabul etti. İzmir Asliye Ceza Mahkemesi'nden duruşma günümü aldım, 1 Aralık 2026 tarihinde mahkemem var. Müşteki olarak bizzat katılıp şikayetimin arkasında duracağım. Etkin pişmanlıktan faydalanıp cezayı düşürmek veya hapse girmemek için seve seve o parayı ödemek zorunda kalacaklar, ödemezlerse de yatarı olan ciddi bir hapis cezası alacaklar.

Özetle;
Dekontunuz ve yazışmalarınız varsa "uğraşamam" demeyin. Gidin savcılığa dilekçenizi verin, gerisini adalet sistemi hallediyor. Bu nitelikli dol@ndırıcılık suçunun cezası çok ağır ve hesap sahibinin "benim haberim yoktu" demesi onu asla kurtarmıyor. Umarım bu paylaşım, mağduriyet yaşayıp ne yapacağını bilemeyen birilerine umut ve yol gösterici olur.
Herkese iyi forumlar.