Yalnızlık, anlaşılmamadır. Bana göre dünya üzerinde en yalnız hisseden erkek Japonya'dan sonra Türkiye'dedir. Yalnızlık derken, kimsesizlik anlamında değil. Daha içsel bir yalnızlıktan bahsediyorum. Aileniz de dahil olmak üzere kimse gerçekten sizin nasıl olduğunuzla ilgilenmez. Eğer erkekseniz sizden beklenilenleri karşılamanız, kabul edilmeniz için önşarttır. Evliyseniz örneğin, ayda bir çiçek alıyorsanız eve para getiriyorsanız yıl dönümlerini bilmem ne günlerini unutmuyorsanız kabul görürsünüz. Aileniz içinde de yaşınıza göre maddi gücünüzü kanıtlarsanız kabul görürsünüz. Bunları yapsanız da kabul görseniz de kimse içinizdeki sizle, ruhunuzla ilgilenmediği için içinizde karadelik gibi sürekli büyüyen bir yalnızlık, terk edilmişlik, değersizlik hissiyle yaşarsınız. Hele düşmeyegörün, maddi gücünüzü kaybetmeyegörün, ebu cehilden daha aşağı olursunuz hemen sizi esfelessasfiline cehennemin en dibine iterler. Yani bu süreçte sizin gibi hissettiğini bildiğiniz bir dost edilebilirseniz dünyanın en şanslı insanlarının arasına girersiniz. Sizi anlamak ve dinlemek için birtek onlar olur çünkü.
Sevmiyorum bizim toplumdaki birey anlayışını. Gerçekten kültürümüzün bu tarafından nefret ediyorum. Not: bir şey yaşadığım için bunları yazmadım 32 yıllık hayat tecrübemle bunun böyle olduğunu defalarca gördüğüm için yazdım.