Teknoparkta geliştirilen bir yazılımın, şirketin teknoloji geliştirme bölgesinden ayrılmasından sonra da satılmaya devam edilmesi tek başına kurumlar vergisi ve KDV istisnasının devamı için yeterli değildir. Mevzuatta teknoparktan ayrılan şirketlere yönelik bir kazanılmış hak düzenlemesi bulunmadığından, ayrılış sonrasında elde edilen gelirlerin genel vergi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Teknoparktan Ayrılan Şirketlerin Vergi İstisnası Devam Eder mi?

Teknoloji geliştirme bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler arasında sıklıkla karşılaşılan görüşlerden biri, teknopark bünyesinde geliştirilmiş bir yazılımın, şirketin bölgeden ayrılmasından sonra da satılmaya devam edilmesi halinde kurumlar vergisi ve KDV istisnasından yararlanmaya devam edilebileceği yönündedir.
Ancak, Teknopark uygulamasında sağlanan vergi avantajları, belirli bir yazılım ürününe değil, teknoloji geliştirme bölgesi içerisinde yürütülen yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerine tanınmıştır. Bu nedenle şirketin bölgedeki faaliyetinin sona ermesiyle birlikte istisna uygulamasının da sona ermesi gerekmektedir.
İstisnanın Uygulanabilmesi İçin Şirketin Teknopark Faaliyetinin Devam Etmesi Gerekir

4691 sayılı Kanun kapsamında sağlanan kurumlar vergisi ve KDV istisnası, teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen yazılım, tasarım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlara uygulanmaktadır.
Bu nedenle bir yazılımın geçmişte teknopark bünyesinde geliştirilmiş olması, şirketin teknoparktan ayrılmasından sonra elde edilen gelirlerin otomatik olarak istisna kapsamında değerlendirileceği anlamına gelmez.
İstisnanın uygulanabilmesi için kazancın, kanunda öngörülen şartlar çerçevesinde teknoloji geliştirme bölgesindeki faaliyetle bağlantılı olarak elde edilmesi gerekir.
Şirketin teknoloji geliştirme bölgesi ile ilişiğinin sona erdiği tarihten sonra elde edilen gelirler bakımından artık teknopark faaliyeti devam etmediğinden, bu gelirlerin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Teknoparktan Ayrılma Sonrasında İstisna Şartları Ortadan Kalkmaktadır

Şirketin teknoloji geliştirme bölgesi ile ilişiğinin kesildiği tarihten itibaren bölge içerisinde yürütülen faaliyet sona ermektedir.
Bu tarihten sonra elde edilen gelirler, teknoloji geliştirme bölgesinde yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazanç niteliğinde değerlendirilemeyecektir.
Bu nedenle söz konusu gelirlerin kurumlar vergisi istisnasına konu edilmesi mümkün değildir.
Aynı şekilde, KDV istisnasının uygulanabilmesi için gerekli olan kanuni şartlar da ortadan kalkmış olacaktır.
Mevzuatta Kazanılmış Hak Niteliğinde Bir Düzenleme Bulunmamaktadır

Uygulamada zaman zaman, teknopark bünyesinde geliştirilen bir yazılım bakımından "kazanılmış hak" oluştuğu ve bu nedenle şirket bölgeden ayrılsa dahi istisnanın devam edeceği yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir.
Ancak 4691 sayılı Kanunda;
  • Teknoloji geliştirme bölgesinden ayrılan şirketlerin, Bölge dışına çıktıktan sonra, daha önce geliştirdikleri yazılımların satışından elde ettikleri gelirler bakımından, istisnadan yararlanmaya devam edeceklerine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır.
Bu nedenle, bölge içerisinde geliştirilen bir yazılımın daha sonraki dönemlerde elde edilen tüm gelirleri bakımından süresiz şekilde vergi istisnası sağlayacağı yönündeki yaklaşımın kanuni bir dayanağı bulunmamaktadır. Nitekim Gelir İdaresi Başkanlığı'nın özelgelerin de de konu açık bir şekilde ifade edilmiştir.
Özellikle SaaS Modellerinde Risk Daha Belirgindir

Konu, özellikle abonelik esasına dayalı yazılım hizmeti sunan SaaS şirketleri bakımından önem arz etmektedir.
Uygulamada bazı şirketler, yazılımın teknopark bünyesinde geliştirilmiş olmasını gerekçe göstererek, teknoparktan ayrıldıktan sonra da yıllarca elde ettikleri abonelik gelirlerini istisna kapsamında değerlendirmeye devam edebilmektedir.
Oysa vergisel açıdan değerlendirilmesi gereken husus, yazılımın hangi tarihte geliştirildiği değil, istisnaya konu kazancın hangi şartlar altında ve hangi dönemde elde edildiğidir.
Gelirin elde edildiği tarihte şirketin teknoloji geliştirme bölgesinde faaliyet göstermemesi halinde, söz konusu gelirlerin teknopark kazancı olarak değerlendirilmesi hukuken tartışmalı hale gelecektir.
Olası Vergi Riskleri

Teknoparktan ayrıldığı halde gelirlerini istisna kapsamında beyan etmeye devam eden şirketler bakımından;
  • Kurumlar vergisi, KDV, Vergi ziyaı cezası, Gecikme faizi gibi vergisel sonuçlarla karşılaşılması söz konusu olabilecektir.
Özellikle yüksek hacimli lisanslama veya abonelik gelirleri elde eden yazılım şirketlerinde, geçmiş yıllara yönelik yapılacak incelemeler önemli tutarlarda mali yükümlülükler doğurabilmektedir.
Sonuç

4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanununda yer alan vergi istisnaları, teknoloji geliştirme bölgesi içerisinde yürütülen faaliyetlere bağlı olarak uygulanmaktadır.
Bu nedenle, şirketin teknoloji geliştirme bölgesi ile ilişiğinin sona erdiği tarihten sonra aynı yazılımın satışından, lisanslanmasından veya abonelik modeliyle kullandırılmasından elde edilen gelirlerin genel vergi hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu yazımızla ilgili tüm sorularınız ve emin olamadığınız ayrıntılar için bizimle info@nova360.org.tr mail veya WhatsApp numaramızdan iletişime geçebilirsiniz.

Yazıyı okumak için tıklayınız.