Şeytan'ın varlığı tamamen "İyi Polis, Kötü Polis" mevzusu için gereklilikten doğmuştur, eğer bir tanrı varsa onun düşmanı/karşıtı da olmak durumundaydı ve tanrıyı iyi polis yapmak için bir kötü polise ihtiyaç duydular. Tanrıyı nasıl insanlar yaratmışsa şeytanı da aynı insanlar yaratmıştır yani tıpkı tanrı gibi bir gereklilikten doğmuştur. Kültürden kültüre değişmiş hatta bir süreden sonra şeytan kimdi, tek kişi mi çoğul mu, asıl adı azazil mi iblis mi, melek miydi cin miydi, insanın içinde mi her yerde mi gibi gibi bu iddiaları ortaya atanlar bile her konuda net olamıyorlar. Tıpkı Hakka 17'de tanrı 6 günde her şeyi yaratıp göklerdeki denizin ortasında bulunan tahtına / arşına istiva etti, o arşı 8 melek taşır sözü gibi ama bu zamanla tanrı göktedir mevzusundan koparılıp her yerdedire evrilmiş çünkü böyle daha kudretli görüneceği düşünülmüş. Kaldı ki hikayeler uyuşuyor, melekler iradesiz varlıklar denirken şeytan irade gösteriveriyor secde etmeyiveriyor, tanrı yeryüzünde bir halife yaratacağım diyor yani Adem'i göndermeyi kafaya koymuş elma falan masal, melekler çıkıp diyor ki biz seni takdis edip ibadet ederken sen yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak bir halife mi yaratacaksın diye hesap sormaya kalkıyorlar, evet iradesiz varlıklar irade ortaya koyuyorlar. Yine de bu iddiaları ilk ortaya atanlara gelenekçiler kafir gözüyle bakarlar ve arşında olduğu konusunda ayete bağlı kalırlar. Yine de şeytan ikilemi gibi çokça tartışılır ve orta yol bulunamamıştır. Hristiyanların İsa'ya bakış açısı farklılığından mezheplerin doğuşu gibi diyebilirim. Neyse sorunun tek kelimelik cevabına gelelim, "yok".