Selam olsun,
Ben mi? Sen mi? O mu diye sormayın hepimiz o yalan dünyanın içinde iliklerimize kadar irin bulaşmış şekilde yaşıyoruz.
Bir baba, çocuğuna harçlık veremediği için intihar ettiğinde kanalı değiştirmiyor muyuz? Haberini geç diyerek okumayan biz değil miyiz?
Hangi babanın intiharı sosyal medya fenomeninin uyuşturucu testi pozitif mi negatif mi haberinden daha fazla okundu?
Umurumuzdaymış gibi yapıyoruz, birbirimizi kandırmanın manası yok zaten kandırmıyoruz.
Ha, kendimizi kandırmak istiyoruz.
Ben böyle biri değilim aslında gibi kendimize duyar kasıyoruz ama gerçekler ortada.
Bir çocuğun katledilmesi bir mankenin frikik vermesinden daha fazla değer gördü mü bizden?
Biz derken bireysel olarak "ben" diye düşünme hemen.
Biz diyorum bak hepimiz.
Bir okulda 10 13 yaş aralığında çocukların kantinde borç defterinde adlarının olması, borç altına girmesi milli takım marşını kim yapsın tartışması kadar aklımızı kurcaladı mı mesela?
Kurcaladı ya da şu bu diye kılıflar minareye geçirilmek üzere hazırdır hepimizde ama aslında bir yalan dünyamız olduğu gerçeği suratımızda patlar.
Biz bunların düzelmesi için hiçbir şey yapmadık, yapmıyoruz çünkü umurumuzda değil.
Yazdım ya "umurumuzda gibi" yapıyoruz elbette tepki görmeyelim diye ama umurumuzda değil.
Umurumuzda olsa bizim bunların çözümü için talepte bulunmamız lazım lakin bizim taleplerimiz hiçbir zaman bunlar olmadı.
Bizim talepler ne?
APP plaka süresi uzatılsın, İmar affı çıksın, Yapılandırma gelsin...
Sorsak hepimiz böyle erdemli koca koca laflar ediyoruz ama etmezsek ayıp olur diye yoksa umurumuzda olduğundan değil.
Kim hatırlıyor oğluna istediği pantolonu alamadığı için intihar eden babanın adını?
Peki, uyuşturucu testi pozitif çıkan fenomenin adını?
Hangisi hatırlıyorsak işte bizim dünyamız o.
Erdem falan işte o ölçüde.
Yalan dünyalarda çok kalınca o yalanlar iliklerimize kadar sirayet ediyor.
Yazamıyoruz ya da savunmaya geçiyoruz yok canım olur mu ben öyle değilim diye.
Zaten böyle yazıp çiziyorum da hep sadece ben böyle oluyorum yine herkes aziz.