elfiza adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Uzun süre iş arayıp bulamayan kimse bu sıkıntının ne olduğunu anlayamaz. Basit bir mesele değil bu gerçekten. Bi noktadan sonra küfür ediyorsunuz artık. İşverenin iş arayana mobbingi gibi bir şey. Yaşayan bilir..


Başka bir sektör olsa hadi neyse de..
Konu editörlükse, açıkçası burada kadın ya da erkek olmanın ne gibi bir belirleyici avantaj sağladığını görmek zor.
Yukarıdaki mesajda kadınların daha düzenli, daha detaycı veya iletişimlerinin daha güçlü olduğu söylenmiş. Bunlar bazı kişiler için doğru olabilir ancak bunlar cinsiyete göre garanti edilen özellikler değildir. Son derece titiz ve başarılı erkek editörler olduğu gibi, bu özelliklere sahip olmayan kadınlar da vardır.
Editörlük; dikkat, dil bilgisi, araştırma yeteneği, yazım kurallarına hakimiyet ve içerik kalitesiyle ilgili bir iştir. Bu özelliklerin hiçbiri biyolojik olarak kadınlara özgü değildir. Aynı şekilde erkeklere özgü de değildir.
Asıl eleştirilmesi gereken nokta da budur. Eğer ilan "deneyimli editör aranıyor" şeklinde açılsa kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum. Ancak işin kendisi cinsiyet gerektirmediği halde doğrudan "kadın editör aranıyor" denmesi, aynı yeterliliğe sahip erkek adayların daha baştan değerlendirme dışı bırakılması anlamına geliyor.
Birçok kişi kadınların sırf kadın oldukları için tercih edilmesine karşı çıkmıyor; erkeklerin sırf erkek oldukları için elenmesine karşı çıkıyor.
Ayrıca kadınların daha detaycı, erkeklerin daha dağınık olduğu; kadınların daha iyi iletişim kurduğu, erkeklerin daha çatışmacı olduğu gibi ifadeler de bireyleri değil kalıpları anlatıyor. İşverenin bakması gereken şey adayın cinsiyeti değil, yaptığı işin kalitesi olmalıdır.
Kısacası inşaat işçisi, maden işçisi veya ağır vasıta operatörü aranırken fiziksel gereklilikler öne sürülebilir. Ama editörlük gibi masa başı ve zihinsel beceri ağırlıklı bir işte kadın-erkek ayrımı yapmak yerine en iyi adayı seçmek daha adil ve daha mantıklıdır.
2 konuda doğru değerlendirme yapmıyorsun hocam. Öncelikle editörlük genel bir konu değil. Sen bana kozmetik üzerine harika editörlük yapacağını mı söylüyorsun? Yapay zeka olmasa terimlerin çoğunu anlamazsın bile. Ya da örgü üzerine sıkılmadan editörlük yapabilir misin? Kuaförlük üzerine. Mutfak malzemeleri üzerine. Biri kadın editör arıyorsa demek ki futbol içeriğine odaklanmayacaktır.

1) Öncelikle adalet ve adil kavramını kendin belirleyemezsin. Sen emeğini satmaya çalışıyorsun. Yani sen satıcısın. Ve alıcıya yani müşteriye sorumluluk dayatma hakkın yok. Parayı kim veriyorsa kuralları o koyar. Senin kural koyabilmenin tek yolu yeri doldurulamaz bir satıcı olman. İş verenlerin belirli tecrübeleri var ve bu tecrübelere göre kural koyup buna göre hareket ediyorlar. Sen hayata sadece kendin pencerenden bakıyorsun.
2) İş verenler devlet değil, sana adil ve eşit davranmak zorunda hiç değil. Hiç bir iş veren sendeki cevheri keşfetmek zorunda da değil. İş verenler devlet gibi eşit fırsat vererek değerlendirme yapmak zorunda da değil. İş veren için kullandığın bir kelimeyi beğenmemesi, kıyafetine gıcık olması, saç traşından hoşlanmaması bile seni işe almaması için yeterli bir kriterdir. Bir işletme iş ilanı verdiğinde o ilanı okuyan herkesin karşısında sorumlu duruma gelmez.

Yani sen daha iş verenle arandaki ilişki de işverene kendi kafandan sorumluluk yüklüyorsun. Dürüst olmak gerekirse ben de senin gibi düşünen erkeklerle çalışmak istemem. İş verenin seni eşit değerlendirmeye sokup, tüm adaylar içinden en doğru olanını seçmek zorunda olan bir adam olduğunu iddia ediyorsun. O dediğin ihale kanunu ya da personel alımı kanunu kamu için geçerli. Devlet satıcılara ve işe alacağı elemanlara fırsat eşitliği vermek zorundadır.
Bir işletme isterse sadece patronun hemşehrilerini işe alabilir ve kimseye hesap vermez. Sen emek satan bir satıcısın. Ve alıcının herkesten teklif alıp değerlendirme yapmasını buna mesai harcamasını zorunluluk olarak görüyorsun. Sen bir mal alacakken memleketteki tüm satıcıların sana teklif vermesiyle uğraşabilir misin?

Yani işverenin hiç bir zorunluluğu yok. İsterse 40 yaş üstü erkek der, ister 25 yaşına kadar kadın der, ister üniversite mezunu arar, ister deneyimli arar. Yani iş veren işin ne olduğuna ve elemanda neye ihtiyacı olduğuna kendi karar verir.
Eğer doğru elemanı seçerse kar eder büyür, yanlış eleman seçerse zarar eder küçülür.
Ortada bir haksızlık yoktur kar zarar vardır.

Memlekette işsiz çok. Bir ilan verildiğinde çok sayıda başvuru gelir. Ve başvuruyu en başında özellikler ekleyerek filtreliyorlar.
Yani işverenin tecrübesi erkek ve kadın çalışanlar arasında senelerce çalışarak gelişir.
Eğer yapılacak işi kadınların ortalamada daha iyi ve beklenilen şekilde yaptığına kanaat getiriyorlarsa erkekleri baştan elerler.
Çünkü 100 erkek başvurusu içindeki 3-5 cevheri bulmakla uğraşmak yerine 10 kadın başvurusu içindeki 2-3 kadını bulmak daha kolay.

Editörlükte kadın erkek farketmeyeceğini düşünüyorsunuz.
İnşallah bir gün işiniz gücünüz büyür iş verir editör arar hale gelirsiniz.
O zaman görürüz siz kimse üzülmesin herkese fırsat verilsin diye fazladan uğraşacak mısınız?