10 yıldan fazla süredir eticaret ve dijital pazarlama alanında markalara danışmanlık veriyorum. yolun en başındayken de aynıydı şimdi de aynı, insanlara kendi markanızı kurup oraya yatırım yapın diye diye dilimizde tüy bitti ama herkes trendyoldaki 3 5 başarılı satıcının hayaline kapılıp kendisi de başarı hikayesi yazmaya çalıştı. konu sahibini tenzih ederim ama %90 bu böyle olmuştur hep.
bütçesi az olan girişimci ilk olarak pazaryeri üyeliklerini aktif edip ürün listelemeye başlayabilir bunda sorun yok. fakat rekabet edilebilecek fiyat ve özgün ürün yoksa, biraz da tanıtım bütçesi yoksa işler çok zorlaşır. eticaret, ticaret'i de içine alan daha büyük bir yapı. işin dijital olması, geleneksel ticaret kurallarından muaf kılmıyor bunu. ürün iyi mi? fiyat iyi mi? rakiplerle rekabet edilebiliyor mu? ürünler görünüyor mu - hedef kitlesi ile buluşabiliyor mu? teknik olarak her şey uygun mu? (site sosyal medya vb.) o kadar çok değişken var ki başarılı olmak için.
ilk etapta pazaryeri üyelikleri açıp buradan gelen satışı hemen site ve sosyal medya tarafını güçlendirmek için kullanmak gerekiyor. aslında pazaryeri sadece ekstra görünürlük için kullanılması gereken bir alan. insanlar sosyal medyadan da sizi takip edip elinin altında tutuyor. bu kullanıcıyı veri havuzunuzda tutarsanız girdiği her sitede ve sosyal medyada tekrar yakalayıp ürün satma imkanınız var. sosyal medyadan aldığınız erişim ile sitenizi, siteden aldığınız erişim ile sosyal medyanızı güçlendirerek homojen bir büyüme elde edebilirsiniz. bu süreci reklam ve pazaryeri aktifliği - görünürlüğü ile destekleyebilirsiniz.
bu işi iyi bir yemek gibi düşünün. o yemeği yapacağınız tencere - tava, ocağın altı ne kadar açık olacak, içine koyacağınız malzemeler organik mi değil mi, hangi yağı kullanacaksınız, pişirme önceliği nedir, neyi ne kadar pişireceksiniz gibi pek çok parametre var. ve bazıları sadece tencereyi ocağın üstüne koyup içine tüm malzemeleri doğramadan yıkamadan koyup ocağın da altını açmadan yemek olmasını bekler gibi davranıyor.
dijitalde başarılı olmak genel olarak zor. ama kendisine bütçe oluşturan ve bunu doğru yöneten, veri analizi konusunda da kendisini geliştiren insanların biraz istikrar ve azimle başarmama şansı yok.
özetle, pazaryeri görünürlük ve ekstra erişim için evet gerekli, fakat ana odak her zaman kendi site ve sosyal medya hesapları olmalı. markalaştıktan sonra kullanıcı o ürünü gelip direkt olarak sizden alır. whatsapptan mesaj atar havale ile alır dükkanınıza gelip alıp gitmiş gibi sizi hiç yormayacak hale gelir. sitenizden de sosyal medyadan da telefon üstünden de her yerden satış akmaya başlar. pazaryerinden gelen de oradaki görünürlüğü sağlasa yeter.
yazacak şey çok da şimdi insanlar böyle şeyleri okumuyor. yapay zekaya soruyor hop o da hemen her şeyi bir güzel dalkavuk modu ile yazıyor çiziyor insanı gaza getiriyor. daha 100 fırın ekmek yemesi lazım pazardaki kullanıcının "niyetini" çözmesi için. her şeyi yapar da onu biraz zor çözer. kendi bilginizi ve deneyiminizi geliştirip merkeze o bilgiyi ve deneyimi koyarak hareket ederseniz eliniz bayağı güçlenir. yıllarca SEO yaptık mesela, ben hiç backlink almadım desem yeridir. kurumsal projelerde 1-2 yıl vade ile hep ilk üçe oynadık 2-3 yıl her ay fatura kestim, 2017'den beri aktif müşterim bile var hiç fire vermedik. neden böyle oldu? çünkü internet dedikodularına göre değil deneyim ve akıl mantığa göre hareket edip sadece markayı hedef kitlesi ile buluşturmaya odaklandım. genelde KPI belirlerken hata yapılıyor. 10 sene önce herkes GSC üzerinden görüntüleme ve tıklama sayısı raporlarken ben o zaman bile SEO'dan (reklamdan değil) gelen form ve telefon arama girişimlerini raporluyor ve her ay onları kıyaslıyordum. benim gibi birkaç arkadaşım da böyle ilerliyordu ve bugün sadece büyük kurumsal markalara danışmanlık veriyoruz.
bunları kendimi övmek için yazmıyorum zaten foruma arada bir giriyorum onda da denk gelmişken iki kelam edeyim dedim. eski forum kültüründe muhabbet edilirdi ücretsiz soru cevap bir sürü bilgi arşivi oluşurdu. şimdi ai her bilgiyi hortumladı sentetik olarak geri veriyor bize. özgünlük yok, yeni veri üretme yok. bundan 5 sene sonra veriyi kim üretecek merak ediyorum.