Biliyorum, söyleyeceklerim birçok kişinin duymak istediği kalıplara sığmayacak. Siyaset öyle pragmatik ve acımasız bir mekanizma ki, en dürüst sandığınız aktör bile günün sonunda sizi kendi siyasi ikbali için kullanır.

Son genel seçim sürecinde çevremdeki herkese Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu süreci yönetemeyeceğini ve bir sonuç alamayacağını söylemiştim; nitekim haklı da çıktım. Bugün Özgür Özel’in yürütmeye çalıştığı siyaset de bundan farklı değil. Amaç yine aynı: Umutları tazeleyip oyları toplamak, ardından statükoyu korumak.

Toplumun hafızası ne yazık ki çok kısa. Ekrem İmamoğlu bir dönem "milliyetçi" refleksleriyle alkışlanırken, siyasi konjonktür gereği Amedspor’a selam yolladığında kendi seçmeni bunu görmezden gelmeyi seçti. Çünkü mesele ilkeler değil, kişilere duyulan körü körüne aidiyettir.

Ben hiçbir partinin veya ideolojinin fanatiği değilim. Amacım mevcut Cumhurbaşkanı’nı veya iktidarı aklamak da değil. Benim vurgulamak istediğim yalın gerçek şu: Siyasi tabelalar (X, Y, Z) değişebilir ama gücü eline alanların halkı bir araç olarak görme alışkanlığı değişmez. Özgür Özel de bu çarkın içinde, en nihayetinde Kılıçdaroğlu’nun yürüdüğü yoldan yürüyecektir.

Kim cumhurbaşkanı olursa olsun. Vatan millet için çalışmayacak. Herkes kendi çıkarında. Yanlış düşünüyorsam yanlışsın diyebilirsiniz. Seve seve dinlerim. İyi günler