Hayvanları öldürsen bile boşalan yerlere yeni hayvanlar gelecektir çünkü özellikle kırsallarda çiftleştirme çok yapılıyor ve bunlar hep sokağa atılıyor. Canlı hayvan satışı yapılıyor sırf bu sebeple sürekli çiftleştiriliyorlar. Satın alanlar da zor gelince sokağa atıyor vs. vs.
Bunlara caydırıcı önlemler almadıkça bu sorun bitmez.
Doğru düzgün kısırlaştırma da yapılmıyor. Popülasyona engel olamadıkları için bu sorun bitmiyor. Bazı insanlar hiç detaya girmeden direkt uyutalım gitsin diyor ama sen soruna sebep olan şeyleri çözemezsen öldürdüğünde kısa vadeli bir popülasyonda azalma olur ama yine yerlerine yeni hayvanlar gelecektir orta vadede.
Popülasyon ve sonucu olarak sürüleşme olduğu müddetçe saldırı vakaları da meydana gelecektir.
Burada hem hayvanlar acı çekiyor ve ölüyorlar, hem de saldırıya uğrayan insanlar. Olaya iki türlü bakmak lazım yani, ne hayvanlar öldürülsün demek vicdani, ne de hayvanlar sürüleşsin tehlike saçsın demek doğru bir yaklaşım. Düzgün yasalar ve caydırıcı cezalar + adam gibi kısırlaştırma uygulamaları ile sorun zamanla çözülür. Ama bunu yapacak ne devlet iradesi, ne halk iradesi var. Herkes birbirine sallama derdinde.
Selam olsun,
Yazdıklarınıza hiç bir itirazım yok zaten konuyu açma amacım siz değilsiniz.
Elbette akıl ve mantık yönünden haklısınız konu özelinde ama ben ortalama yılda 600 kişinin ölümünden sorumlu Apo'ya umut hakkı statü derdine düşüp yılda ortalama 40 kişinin ölümünden sorumlu hayvanlara umut hakkı, yaşam hakkı tanınmamasındaki iki yüzlülüğü belirtmek istedim.
Yoksa popülasyon nasıl düşürülür, nerede sabitlemek lazım ki daha zararlı popülasyonlar ortaya çıkmasın konusunda sizden farklı düşünmüyorum.
Sadece bugün bebek katili Apo'ya duyulan hoşgörünün 10 da 1 nin bu konuda duyulmamasını yazmak istedim.
Daha doğrusu riyakarlıklarını bazı insanların suratına çarpmak için konu açtım yoksa yazdıklarınıza katılıyorum pek tabi.