bir video görmüştüm evin sıcak olmasından yakınıyorsun çünkü evin var trafik var diya hayıflanıyorsun çünkü araban var baban sana kızdı diye üzülüyorsun ama baban var yani tamamen piskolojik insanın kendıne yetebilmesi cok önemli hocam
Çok uzun zaman önce Paulo cello nun "simyacı" adlı kitabını okumuştum.
Bir kişi metali altın ya da elmas (tam hatırlamıyorum) simya formülünü aramak için Mısır'a gidiyor. Kitabın bir noktasında hayali hacca gitmek olan bir Müslüman kristalcinin yanına işe giriyor, adamın işleri o gelince iyi gidiyor ve simyacı ayrılırken adama "artık hacca gidebilirsin" diyor. Adam başlıyor ağlamaya.. "ben bu yaşıma kadar hacca gitmenin hayali ile yaşadım, şimdi imkanım var ve eğer gidersem hayatımın amacı kaybolacak" diyor ve gitmemeyi seçiyor. Gidebilmenin hayali ile yaşamak istiyor. Simyacı ise formülü kendi evinin altında olduğunu öğreniyor kitap sonunda.
Evet bir şeylere ulaşabilme hayali kurmak, çalışmak gerçekten mutluluk veriyordu. Şimdi o hayalleri gerçekleştirirken, yeni hayalleri kurmak ilki kadar heyacanlı olmuyor. Ben de biliyorum yeni hedef koymayı, koydum da ama bunun olabilme ihtimali, önceki belirsizlikten farklı oluyor ve baştaki mutluluğu vermiyor.
O yüzden bu insanlar nasıl mutlu oluyor diye sordum kendime...
Kazancağın bir yarışa girmek seni motive etmiyor. Gerçekten etmiyor.
Biliyorum anlaması biraz güç, belki 4-5 ay öncesine kadar ben de anlayamazdım.
Aklıma şu sahne geliyor