Sinemada çalıştığım dönemde 2 tane çocuk, girmemesi gereken yere girip, projeksiyonların olduğu kata çıkmaya çalışıyordu

Yemek molasında olmasam ve şans eseri adamları görmesem ne yapacaklarını Allah bilirdi
Onlarda mesela "bu kadar para verdik, ekran kötü, salon kokuyor klima çalışmıyor" gibi tanımları çok kullanırdı. Hatta birisi film başladı ekran çok karanlık diye, 15 dk sonra geldi iadesini istedi. Bizde "tamam" dedik, tepki falan alamayınca bu sefer de "salondaki insanları ne yapacaksınız?" dedi.
Yani gülsem mi ağlasam mı bilemedim o ara, şikayetin kendine ve talebini karşılıyorum. Buna rağmen gelip de başkasının hizmet aldığı şeye karışıyorsun.
Hizmet sektörü genelde çoğu kişi sevmez ama benim hoşuma gidiyor. İnsanlarla uğraşmak ve onların yapısını öğrenmek beni geliştirdiğini düşünmemi sağlıyor. Sizde mesela bu sürecin olumlu tarafından bakın. Hizmet verirken şartlarınızı sunarken daha seçici davranacaksınız. Koşulları bu arkadaşlar sayesinde daha sağlam bir temele koyup, belki de işinize karşı olan sahipliğiniz daha da artacak.