Tabii ki yalnızlaştırdı. Bütün gençlerin ve çocukların elinde bir telefon, yolda yürürken bile telefona bakıyorlar. Sadece gençler değil, orta yaşlılar ve yaşlılar bile Internet bağımlısı oldu. Ondan sonra gençler ile konuşmaya çalışıyorum, bir çoğu tutuk, bir çoğu çekingen, karşısındaki bir insan ile nasıl konuşacaklarını, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Ya da tam tersine bir kısmı da aşırıya kaçar derecede cüretkar ve küstah.

İnsan dediğin sosyal bir varlık, birileri ile konuşması, dertleşmesi, hatta tartışması lazım. Ve en önemlisi düzgün konuşmak, bilgisini arttırmak ve kişisel gelişimi için kitap okuması lazım, bunların hepsi bitti bitiyor maalesef. Bütün gün o ne yapmış, bu nereye gitmiş, bu ne demiş, bu ne giymiş diye sosyal medyada geze geze herkes 5-10 saniyelik hap şeklinde gereksiz bilgiler ile kendini meşgul ediyor. Gerçekten çok yazık.

Bu sadece bizde mi böyle, tabii ki hayır. Yabancı arkadaşlarım ile görüştüğümde onların da çocuklarının bizimkiler gibi sürekli telefona baktıklarını gözlemliyorum. Hakikaten düşünmeyen, okumayan, tüm hayatını başkalarının hayatı ile kıyaslayarak yaşayan bir insanlık haline geliyoruz.

Aslında yapacak fazla bir şey de yok, yaşayarak göreceğiz.