Suriye olsun, diğer yerler olsun; Asya’da dört ülke gezdim ve şunu fark ettim: Bizimkilerin olduğu yerlerde bir 'bolluk' havası yok. Esnaf bir ürünü koyarken sanki eksilecekmiş gibi çekinerek, korkarak koyuyor. Ancak yabancı birinin dükkanına gittiğinizde porsiyonların ve ikramın çok daha cömert olduğunu görüyorsunuz.
Bir de şunu gözlemledim: Türkiye’de her gün et yemek, araba sahibi olmak veya elektronik eşyalara ulaşmak, insanların gözünde ulaşılamaz bir lüks gibi konumlandırılmış. Toplumda bunlara gereksiz bir kutsallık ve devasa bir değer atfediliyor.
Yurt dışında ise durum tam tersi; bunlar hayatın sıradan, doğal bir parçası. İnsanlar için kaliteli et alıp yemek bir mesele değil, orta segment bir araca binmek ise son derece sıradan bir durum. Yani bizim 'hayal' ya da 'büyük başarı' olarak gördüğümüz şeyler, oralarda olması gereken standartlar olarak kabul ediliyor; ekstra bir değeri yok.