Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi gibi bir inanca sahip olan bir ırk; ayaklarına üzengi takıp dörtnala giderken kılıçla adam doğrayan savaşçılardan oluşurken, zamanla yerleşik hayata geçip Çinli prenseslerle evlenmeye başlayınca - daha açık ifadeyle konfor alanına ve kadın zaafına yenik düşünce ya da bu şekilde zayıflatılınca - bozulma süreci başlamış olabilir.
Rahata alışan toplum mücadele ruhunu kaybediyor; mücadele ruhunu kaybeden toplum ise birlik duygusunu yitiriyor. Eskiden aynı oba için, aynı devlet için, aynı dava için omuz omuza veren insanlar; zamanla birbirinin ayağını kaydırmaya, kendi insanının önünü kesmeye başlıyor. Çünkü ortak ideal zayıfladığında, kişisel çıkar öne çıkıyor.
Bugün de en büyük problemlerimizden biri bu olabilir. Başarılı olanı desteklemek yerine küçümsemek, bir şey üretmeye çalışan insanın önüne engel koymak, ben yapamadım o da yapmasın anlayışı
Bunlar güçlü toplum refleksi değil, yozlaşmış toplum refleksidir. Oysa geçmişte Türk toplumunu güçlü yapan şey yalnızca savaşçılığı değil; birbirine sahip çıkan dayanışma kültürüydü.
Kesinlikle katılıyorum. Özellikle ortak ideal zayıflayınca kişisel çıkar öne çıkıyor tespiti çok doğru ve kaliteli anlatılmış.