Selam olsun,

Daha önce açmıştım bu konuyu sanırım bir ya da iki yıl önce.
Bu benim ayıbım çünkü kadınlara karşı pozitif ayrımcılık yapıyorum ama bunu yeteri kadar yazamıyorum demektir.

Türkiye'de kadın olmak hakikatten zordur.
Sürekli bir şekilde aileden başlayan baskılarla boğuşursunuz. O sıfatı belirsiz el alem artık kimse şunu der bunu der diye hep baskılanırsınız.
Kariyer yapsanız ya da akademik bir ilerleyiş içinde bile olsanız evlenmeniz gerektiği durmaksızın işlenir.
Evlenirsiniz bu sefer çocuk baskısı gelir. Sonra tek çocuk olmasın.

Bir işe başvururken eşinizden müsaade alırsınız çünkü siz kadın olarak eşiniz kadar bilgili ve sağlıklı kararlar veremezsiniz.
Onun onayı olması gerekir, izni olması gerekir.
Siz onun çalışma ortamını sorgulayamazsınız zira o ekmek parası için katlanmaktadır işine ama sizin işiniz için eşinizin müsaade etmesi lazım.
Gün gelir dayak yersiniz devletime sığınıyorum der karakola gidersiniz ama bir daha yapma derler eşinize ve siz barışırsınız.
Babanız, abiniz artık kimse barışmanız için size akıl verir.
Kocanız sizi dövdüğünde ya hak etmişsinizdir ya önlem olarak dövmüştür.
Çalışacağım dersiniz orası olmaz, burası olmaz otur çocuk bak denir ama öldürülmeyip boşanabildiyseniz çalışmıyor diye ömrü billah nafakamı vereceğim denir.
Hem çalışmanıza engel olurlar hem çalışmadığınız, mesleğiniz olmadığından gelir elde edemediğiniz için nafaka vermek istemezler.

Ülkeyi yönetenler bile kadının asli görevi annelik diyebilir.
Ne giyeceğiniz, nasıl davranacağınız, neye evladım diyeceğiniz, nerede çalışacağınız, ne yapamayacağınız ya da neye hakkınız olduğu biz erkeklerce belirlenir.
Sizin aklınız ermez.

Sokaklarda rahatça yürüyemezsiniz, akşam saatleri sokağa çıkmanıza hoş bakılmaz.
Sokaklarda sizi rahatsız eden kadınlarmış gibi erkekler değilmiş gibi yine erkekler tarafından bu yasaklamalar, baskılar gelir.

İşin en kötü yanı kadın vekil ya da bakanlar sizin hakkınızı savunmak yerine kadının yeri evidir, çocuk bakmaktır diyebilir.
Tek bir güvenceniz var o da dayak yediğinizde yani ölmez hayatta kaldığınız bir durumda eşiniz şu bu indirimleriyle birkaç ay size zarar veremez.
Televizyona çıkıp bu beni öldürecek yardım edin der ama iki hafta sonra öldürülürsünüz.
Hakkınızı aramak için, savunmak için birlik olmak isterseniz anarşiksiniz.

Zor bu memlekette kadın olmak.
Bunları bile bir erkek yazıyor, yazabiliyor çünkü siz yazsanız linçlenirsiniz.
Şahsen bir erkek olarak özür dilediğimi yazmak isterim.