Son birkaç yıldır özellikle internet üzerinden ticaret yapan birçok kişinin benzer hukuki süreçlerle karşılaştığını görüyorum. Özellikle banka transferleri, kripto para alım-satımı, komisyonculuk, freelance işler, dijital ürün satışı veya aracı ticaret yapan kişiler açısından bazı dosyalar birbirine oldukça benzer ilerliyor.
Benim gözlemlediğim genel senaryo çoğu zaman şu şekilde oluyor:
- Bir kişi dolandırıldığını iddia ediyor ve parayı A kişisinin banka hesabına gönderiyor.
- A kişisinin hesabına gelen para daha sonra B kişisine veya farklı kişilere aktarılıyor.
- B kişisi çoğu zaman olayın arka planından habersiz olabiliyor. Bazen gerçek bir ticaret karşılığı ödeme almış oluyor, bazen komisyonculuk yapıyor, bazen de IBAN-kripto gibi işlemlerde aracı konumunda bulunuyor.
En basit haliyle para akışı bu şekilde görünüyor. Mağdur kişi şikâyette bulunduğunda, elindeki yazışmalar, telefon görüşmeleri, dekontlar ve diğer belgeler dosyaya delil olarak giriyor.
Soruşturma aşamasında genelde önce mağdurun iletişim kurduğu telefon numarası inceleniyor. Ancak bu hatların bazen başkası adına kayıtlı, yabancı uyruklu kişiler adına açılmış, gerçek kullanıcıyla ilgisi zayıf veya tespiti zor hatlar olduğu iddia ediliyor. Bu noktada hattın nasıl açıldığı, kim tarafından kullanıldığı, cihaz bilgileri, IP kayıtları, operatör işlemleri gibi detayların ne kadar derin incelendiği dosyadan dosyaya değişiyor.
Telefon hattından net bir sonuca ulaşılamadığında para hareketleri üzerinden ilerleniyor. Para ilk olarak A kişisinin hesabına gittiği için A kişisi doğal olarak dosyada şüpheli konumuna gelebiliyor. Bu kişiler bazen hesabını kiraya vermiş, bazen maddi zorluk içinde olan, bazen de yapılan işlemin hukuki sonucunu tam olarak kavrayamamış kişiler olabiliyor.
Paranın daha sonra kripto para borsalarına, farklı banka hesaplarına veya üçüncü kişilere aktarılması halinde dosya daha da genişleyebiliyor. Bu aşamada B kişisi de soruşturmaya dahil edilebiliyor. B kişisi gerçekten ticaret yaptığını, ödeme karşılığı ürün veya hizmet verdiğini söylese bile, bunu somut belgelerle açıklamak zorunda kalabiliyor.
Burada en büyük sorunlardan biri şu: İnternet üzerinden ticaret yapan birçok kişi düzenli fatura, sözleşme, teslim kanıtı, yazışma arşivi veya ticari kayıt tutmuyor. İş gerçekten yapılmış olsa bile, kişi bunu sonradan ispat etmekte zorlanabiliyor. “Ben ticaret yaptım” demek tek başına çoğu zaman yeterli görülmeyebiliyor. Dekont, yazışma, teslim kaydı, fatura, platform kayıtları, sipariş bilgileri, işlem geçmişi gibi belgeler çok önemli hale geliyor.
Bu tarz dosyalarda asıl suçu organize eden kişiler çoğu zaman kendilerini gizlemek için farklı yöntemler kullanabiliyor. Başkası adına açılmış hatlar, VPN, farklı cihazlar, sahte veya başkasına ait bilgiler, kripto transferleri ve farklı banka hesapları kullanılması soruşturmayı zorlaştırabiliyor. Bu nedenle para trafiğinde görünen kişiler, olayın tamamını bilmeseler bile ciddi bir hukuki sürecin içine girebiliyor.
Bana göre burada hem bireysel hem de sistemsel sorunlar var.
Bireysel olarak internetten ticaret yapan kişilerin artık çok daha dikkatli olması gerekiyor. Özellikle şu konular ihmal edilmemeli:
- Tanımadığınız kişilerden gelen yüksek tutarlı ödemelerde dikkatli olunmalı.
- Açıklamasız veya alakasız açıklamalı para transferlerinde işlem yapılmadan önce sorgulama yapılmalı.
- Ticaret yapılan kişiye ait yazışmalar, sipariş kayıtları, teslim kanıtları ve ödeme açıklamaları saklanmalı.
- Mümkünse fatura, sözleşme veya en azından yazılı işlem kaydı oluşturulmalı.
- Başkasının parasını kendi hesabınızdan geçirmek, komisyon karşılığı IBAN kullandırmak veya hesap kiralamak kesinlikle çok riskli görülmeli.
- Kripto işlemlerinde kimin adına, hangi işlem için, hangi tutarda işlem yapıldığı açıkça belgelenmeli.
Sistemsel olarak ise bu tip mağduriyetleri azaltmak için daha güçlü önlemler tartışılmalı. Örneğin:
- Şüpheli para transferlerinde daha hızlı geçici bloke mekanizmaları,
- Hat açılışlarında daha güçlü kimlik doğrulama yöntemleri,
- Banka hesabı kiralama ve üçüncü kişi adına işlem yapma risklerine dair daha net uyarılar,
- Kripto ve banka transferlerinde daha şeffaf işlem kayıtları,
- Mağdurun hızlı bildirim yapabileceği etkili kanallar,
- Soruşturmalarda dijital delillerin daha etkin incelenmesi,
- Gençlerin ve küçük ölçekli internet satıcılarının bu konularda bilinçlendirilmesi.
Çünkü bu dosyalar çoğu zaman yıllarca sürebiliyor. Özellikle genç yaşta internet üzerinden ticaret yapan kişiler, bazen olayın arka planını hiç bilmedikleri halde uzun süren ifade, soruşturma ve dava süreçleriyle karşı karşıya kalabiliyor. Bu süreç hem maddi hem psikolojik olarak ciddi yıpratıcı olabiliyor.
Elbette her dosya kendi delilleriyle değerlendirilir. Kimse hakkında peşin hüküm vermek doğru değildir. Ancak internet ticaretiyle uğraşan herkesin artık “Ben sadece ticaret yaptım” demenin tek başına yeterli olmayabileceğini bilmesi gerekiyor. Yapılan her işlemin belgesi, açıklaması ve mantıklı ticari gerekçesi olmalı.
Özetle, bu mesele sadece bireysel kişilerin problemi değil; dijital ticaret, bankacılık, kripto transferleri, hat güvenliği ve soruşturma pratikleriyle birlikte ele alınması gereken daha geniş bir sorun gibi görünüyor.
Bu konuda gerçek çözüm, hem vatandaşın daha bilinçli olması hem de sistemin kötüye kullanımı zorlaştıracak şekilde geliştirilmesiyle mümkün olabilir.