Muğla Ortaca ve çevreleri hakkında söylenmeyenleri söyleyeyim ;
1 yerli halk vampirden bir önceki hal.Sana çay ısmarlatsa kendine kâr sayar.
Hayatlarında konuştukları 3 konu vardır.
1 ) ne zaman içiyoruz ?
2) akşam nerede içiyoruz ?
3 ) Aaa Şu kadın......

Ev kiralamaya çalışırsın, bulursun da..
Fakat ev sahibi 3 ay sonra sarhoş kafa ile kapını çalar "Bu kira artık yetmiyor, bir şeyler yapsak " demeye başlar.
Ha yaptıramazsa bezdirme politikasına başlarlar. bana pazarsan 3 kilo domat al der sen de iyi niyetlisindir alırsın. Sonra fark edersin ki sana bir türlü bunların parası dönmez.
Genelde ev sahipleri evin çevresinde olurlar, ve seni gözlemlerler.

Yerli halka gelince....
Erkek de Kadın da ağır dedikoducudur. Balkona astığın çamaşırlardan "aaaa yeni don almış" a kadar aşağılık sohbetler yapabilir.

Yörede iki tür insan yaşar.
dışarıdan gelmiş ve yerli halk tarafından "Söğüşlenecek inek" gözüyle bakılan insanlar
ve kimden ne alırımcı yerel halk.
Dışarıdan gelenler mecburen kendi aralarına guruplaşmalar yaşamak zorunda kalırlar.
Yerel halk da aynısını yapar "Ahmetin kiracısı yeni araba aldı, demek ki parası var. Hadi ona iş teklif edelim de söğüşleyelim"

Doğa olarak mükemmeldir. Hatta Nefistir.

Yukarıda yazdıklarım ilk elden tecrübe edilip yaşanmış ve en yakınlarım tarafından yaşanmıştır.
Bunları bilip ona göre yola çıkın.

Not :
"Abi amma attın sen de " diyecek olan arkadaşlara.
Akşamları teknelerde, okey oynarken her bir insanın min 20 bira içtiğini düşünün.....
Siz bir yerde yemek yerken dışarıdan sizi süzen "acaba bize ne ısmarlar" gözüyle bakan insanları düşünün..
Es kaza birisine bir sigara uzattığınızda, ertesi gün masanıza yanaşıp pakedinizden nasılsa izin verir diyerek 3 5 sigara alan ve bunu sürekli yapan insanları düşünün....
liste uzun da neyse..