Selam olsun,

Ülkemizde son yıllarda sayısız şiddet vakaları yaşanıyor.
Her ülkede şiddet sorunu vardır ama kategorik olarak bizim ülkemizde olan diğer ülkelerden farklıdır.
Bizde daha önce olmayan (Tek tük olabilir, yaygın olmayan) şekilde şiddet türleri çıktı.

"Artık Doktor dövebiliyoruz" diye demeç veren vatandaşlarımız şiddeti hak olarak gördüğünde bu normalleşiyor.

Önce insanlar hayvan nefretiyle doldu.
Hayvanlar öldürülsün zira çocuklarımız okula güvenle gidemiyor dediler... En basit yöntem güvensizliği cevap veremeyene yükle.
Sonra çocuklarını, kadınları, doktorları derken şiddet şiddeti doğurdu. Ailedir, Erkektir, Reistir döver de sever de dedik.
Meclisimizde vekillerimiz birbirini döverken zaten cemaat ne yapacaktı... Yumruk atan bizdense ohhhh dedik.
Hadi özel kanalları geçtim TRT bile racon, silah temalı dizileri ya da kafa kesilen dizileri yayınlamaya başladı.
Eskiden susam sokağı olurdu, bilgi yarışmaları olurdu ya da ne olursa olsun insancıl olurdu.
Çok çok uzaylı zekiye olurdu haylazlık yapardı kafa kesmezdi.
Bugün ise artık suçları çocuk dediğimiz yaşlarda olanlar işler hale gelmiş durumda.
Birçok insan güvenliğin kedi, köpek, doktor, öğretmen gibi konulardan riske girmediğini usanmadan anlattı ama en kolayı bir suçlu bulup "heh bu çözülsün güvenli olacak" diye sağlıksız bir düşünce tercihi oldu.


Bu şiddet ortamını çözecek olan Devlet yönetimidir. Bizler gibi ülkesini seven insanlar çareyi sadece devletten talep eder.
Canımız yandığında, kızdığımızda sitem ederiz ya da sert çıkarız ama devletimiz bize parmak sallamadan rahatsızlığımızı giderir.
Okullarda, hastanelerde, sokakta şiddetin engellenmesi söz konusu değildir böyle alanlara özel şiddet çözümü sağlanmaz yani örneği yoktur.
Şiddet varsa her alanda her ortamda bir şekilde var olur ama şiddet iklimi ortadan kaldırırsanız alanlara özel önlemlere gerek kalmaz.

Yıllardır birçok kişi/topluluk/sendika vs. vs. sağlık çalışanlarına karşı şiddeti konu ediyor ve artık adım atılsın diye bekilyor.
Hala beklediklerine göre ve şiddet devam ettiğine göre pek etkili bir şey yapılmadı diye düşünürüm.
Aynı şekilde öğretmenlere ya da çocuklara yönelik şiddet bugünün konusu değil yıllardır konu edilen ve çözülemeyen bir konu olarak devam ediyor.

Sokaklarda "yeni nesil çete" diye 13 16 yaş arası çocuklardan oluşan çeteler "hala" aktifken yani bir şey yapılmıyor yazmıyorum her gün yüzlercesi tutuklanıyor ama tutuklananlar sadece suçlular. Suçun kendisi saat gibi tıkır tıkır devam ediyor ve tutuklananların yerine yenilerini buluyor yani sistemleri zarar görmüyor. Bence burada hatalı ya da eksik bir yol izleniyor zira koca devletimiz bunların kökünü kazıyamayacak kadar güçsüz diye asla ve asla düşünmem. Bir yerde hatalı yaklaşılıyor diye düşünürüm.

Genelde bu tip durumlarda "siyaset dışı" olarak slogan atılır ama siyaset dışı olan şey acımızdır.
Acı siyaset dışıdır lakin bu işlerin olması/engellenmesi/çözümü tamamen siyasidir.
Millet meclisimizde vekiller "evet" oyu vererek şiddeti engelleyecek adımları atmalılar.
O parti ona red veriyor ne önerdiğini bilmeden diğer parti ona red veriyor ne olduğunu bilmeden sonuçta bizler zarar görüyoruz.

Bu tip durumlarda siyaseti karıştırmayın diyenler oldukça yani bu sorunların çözümünü "kendiliğinden düzelir" diye düşünenler oldukça çözülmesi pek olası değil.

Yaşadığımız her sorun tıpkı yaşadığımız her güzellik gibi siyasetin sonucudur.
Övgü gibi eleştiride bizim yaşam standartımızı belirleyen ve kanunlarımızı belirleyen yani bizi yönetenlerindir.

Ölen her can bizim canımızdır.
Acıları birbiriyle yarıştırma cehaletine düşmeden "çocuğum güven olsun" "doktorlar güvende olsun" "hayvanlar güvende olsun" "doğa güvende olsun" ya da "öğretmenler güvende olsun" gerisi yok olsun anlayışında durumun nereye geldiğini sanırım hepimiz görüyoruz.

Bu acıları yaşamamak için şiddete amasız, fakatsız karşı olmak gerektiğini görmemiz lazım.
Şiddet bir konuda başlarsa her yere sirayet eder engelleyemez kimse bunu.
Bugün doktorları dövebiliyoruz diye sevinen insanlar bu şiddet ortamında pay sahibidir çünkü bir başkası da çıkıp artık şunları dövebiliyoruz diye o damardan ilerliyor.

Şiddete her alanda, her durumda ve kime olursa olsun hatta karşıtımız bile olsa karşı olmadıkça şiddet her zaman var olur diye düşünüyorum.