Emreabi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kafamıza göre tarih uydurmayalm her şeyin kaydı var Yazdıklarında olayları hep işine gelen tarihten başlatıp klasik bir mağduriyet edebiyatı yapıyorsun. Siyonist argümanı falan dediğin şey aslında çok acı bir uluslararası hukuk ve devlet aklı gerçeği.
Kim neyi gaspetti hocam ... Olayları 1948'den başlatarak okumak tarihi çarpıtmaktır. 29 Kasım 1947'de BM 181 sayılı kararıyla bir taksim planı sundu. Yahudiler bunu rasyonel bir devlet aklıyla masada kabul etti Arap liderler ise reddedip 14 Mayıs 1948'de 5 düzenli orduyla topyekün bir yok etme savaşı başlattılar. Kendi başlattığın savaşı sahada kaybedersen masada da toprak kaybedersin. Bunun adı gasp değil, bal gibi de savaşın faturasıdır. Üstelik o toprakların çoğu şahıs malı falan da değildi, 1858 Osmanlı Arazi Kanunnamesine göre zaten devlete ait olan arazilerdi. Devleti kuran gücü eline aldı, olay bu.
abluka var, gıda bile ürettirmiyorlar diyorsun . Ağustos 2005 kayıtlarına git bir bak İsrail tek taraflı çekilme planıyla Gazzedeki bütün yerleşimlerini yıktı askerini çekti tek bir kişi bırakmadı. Dönemin elçisi James Wolfensohn, Yahudilerden 14 milyon dolara satın aldığı ileri teknoloji 3.000 adet serayı üretsinler diye Filistinlilere devretti. Orada abluka falan yoktu kalkınacak, ihraç yapacak devasa bir teknolojik altyapı vardı. Peki ne oldu? 2007'de Hamas kanlı bir darbeyle başa gelip ilk iş o seraları yağmaladı. Gazze ablukası da zaten o darbeden sonra başladı öncesinde değil. Katar'dan, AB'den yağan milyarlarca dolar halkın teknolojisine veya tarıma değil, liderlerin lüksüne ve yerin altındaki kilometrelerce tünele gömüldü. İsrail kendi halkı için Demir Kubbeyi yaparken, Gazze'yi yönetenler o paralarla yerin altına beton döküp kendi halkını yüzeyde canlı kalkan yaptı.
100 yıllık süreçten bahsediyorsun ama asıl vizyon farkını kaçırıyorsun. İsrail ortada daha devlet bile yokken 1912de teknoloji üretsin diye Technion Üniversitesini, 1920'de işçi sendikasını falan kurdu. Aynı dönemde Filistin liderliği örneğin Kudüs Müftüsü Emin elHüseyni okul ve kurum inşa etmek yerine gidip 2. Dünya Savaşında Nazilerle ittifak peşinde koşuyordu. Bugün 75 bin ölüden bahsediyorsun. Yahudiler 2. Dünya Savaşında 6 milyon insanını kaybetti ama oturup bize zulmettiler diye 100 yıl mağdur edebiyatı yapmadılar. Gittiler nükleer askeri ve teknolojik bir imparatorluk kurdular
Ben lafla peynir gemisi yürümez derken tam da bunu kastediyorum. Karşımızda devlet aklı ve bilimle hareket eden bir yapı var diğer tarafta 100 yıldır , başlattığı her savaşı kaybedip faturayı da sürekli dış güçlere veya ablukaya kesen bir vizyonsuzluk var. Sonuç sadece tarihsel bir gerçeklik.


https://www.un.org/unispal/history/
https://history.state.gov/milestones...ab-israeli-war
https://www.cambridge.org/core/journ...9B507F3E9E918B
https://www.voanews.com/a/a-13-2005-...32/295462.html
https://reliefweb.int/report/occupie...as-greenhouses
https://chemeng.technion.ac.il/en/history/
Tarihi seçerek anlatıyorsun. 1947 planını ve 2005 çekilmeyi öne çıkarıp, sonrasındaki gasp, işgal, yerleşimler, abluka, katledilen insanların haklarını arka plana itiyorsun.

BM'nin sadece görünürde adil karar verme gibi görünüp gerçekte neler yaptıklarını, nelere göz yumduklarını bilmiyor olamazsın. Kurallarına uyulsaydı dediğin BM, geçmişte bir sürü Bosnalı sivil insanı Sırplara teslim edip katledilmelerine neden olan, sürekli Batı ve Yahudilerin çıkarlarını gözeten bir kurum.

"Orada abluka falan yoktu kalkınacak, ihraç yapacak devasa bir teknolojik altyapı vardı." demişsin buna gerçekten inanıyor musun?

İnanabilirsin zira kaynak seçimlerin de çok şey söylüyor! Dünya medyasını elinde bulunduran adamların yazdıklarını argüman olarak sunarsan sana iyi okumalar dileyebilirim lakin sahadaki gerçek bambaşka bunu elin insanı bile anladı bir tek biz anlamamakta ısrar ediyoruz.