Selamlar,

Dünya'da Serter meyvesi var dersem bu meyvenin varlığını göstermem, ispatlamam gerekir.
Git Kırşehir'in X köyüne. Ordaki Ahmet amcaya sor. Sana göstereceği meyve Serter meyvesidir ve o isimle tanımlanmıştır.
Yani var dediğim için ispat etmekle yükümlü kişi benim.

Serter meyvesi yok dediğimde bunu ispatlamam için tüm evreni en uç noktalarına kadar araştırmamız gerekir.
Ben ortaya bir iddia atıyorum. Serter meyvesi yoktur. Bu yokluğu ispat etmem mümkün değildir.
Eğer aksini düşünen varsa bak kardeşim, Kırşehir şu köyüne git, Ahmet amcaya sor, Serter meyvesinin olduğunu sana gösterecek.
Ve senin iddianda çürüyecektir.

Yani, yokluğun ispatı mümkün olmamakla beraber, ispatla yükümlü olan kişi "var" diyen kişidir.

Çok şükür müslüman bir bireyim.
Ancak çok fazla ateist-teist-deist tartışmalarının içerisinde bulundum.

Empati yaparak hep anlamaya çalıştım.

Aslında ateizm konforlu bir alan değildir. Sadece öyle görünmektedir.
Bana göre en konforlu olan müslüman olmaktır.

Tövbe etme hakkım var. Bu dünyayı yaşıyorum. İnandığım diğer yerde ise mutlu olacağıma inanıyorum. Hatalarım çok fazla, ancak inandığım yaratıcının beni affedeceğini umut ediyorum.
Hata yapmaya devam ediyorum, ancak bağışlayan iradenin beni tekrar bağışlayacağını düşünüyorum. Ve tekrar hata tekrar hata tekrar hata. Gün sonunda inandığım yaratıcının beni sevdiğini düşünüyorum ve huzur bulabiliyorum.

Herhangi bir Atesitle olgular üzerinden onlarca soru üzerinden tartışabiliriz, uzlaşacağımız veya uzlaşamayacağımız yüzlerce nokta olabilir.

Ancak herhangi bir ateist'in asla aşamayacağı konu ölümden sonraki hayat üzerinedir.

Ben babamı erken kaybettim.
Eğer kendimce diğer dünyada buluşacağımı düşünmeseydim veya onu tekrar göremeyeceğimi düşünseydim bu hayat zindan olurdu.
Veya çocuğu olan bir ateiste sorabilirsiniz. Çocuğunu, kendisi öldükten sonra bir daha göremeyecek olması derinsel düşünce noktasında ona ne hissettiriyor.
Bunlar asla aşılamayacak konular.