serterefendi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Selam olsun,

Malum ara sıra dini eleştiriler yaptığım konularım oluyor ve haklı eleştiriler olduğunu düşünmeye devam ediyorum lakin bugün biraz Ateist arkadaşlarla iletişim kurmak istiyorum.
Ben uzmanlığım ya da uzmanlık seviyesinde olmasa bile genel bilgim olan konularda farklı kitlerle tartışan birisiyim ve bugüne kadar tartışmalarda Ateist arkadaşlar kadar konfora sahip hiçbir kesim görmedim. (Agnostikler konuya bulaşmayın, size sonra konu açacağım )

Bir Müslüman Allaha inanır, kitaba inanır, peygambere inanır.
Ateist ise bunlara inanmaz.

İnançlı biri deliller sunar, anlatımlar yapar ve inancının doğrulunu ispat etmeye çalışır ama bir Ateist bunlarla ilgilenmez.
Ateizmi savunması gerekmez, anlatması gerekmez hatta delil sunması gerekmez.
Ateistlerin yapması gereken tek şey sizin inancınızı çürütmektir.

Yani siz Allah'ın varlığını ispat etmeye çalıştığınızda bir Ateist kendi inançsızlığını ispat etmeye çalışarak size yanıt vermez, beklenmez bile böyle bir şey.
Ateistin yapacağı şey size sizin inancınızla ilgili yanlışta olduğunuzu iddia etmek ve bunu ispat etmektir.
Savunmada olan her zaman inançlı olanlardır, Ateistler ise her daim hücumda olanlardır.

Mesela hiçbir Ateist kendi düşüncesini savunma telaşında değildir çünkü kendisinden bu beklenmez.
Bir düşüncesi de bu bağlamda yoktur. Ateist arkadaşlar kızmasın sizleri çok seviyorum ya da Müslüman arkadaşlar sizleri de çok seviyorum.
Sadece anlatmak istediğim şey Ateizm kendi başına bir düşünce olmadığından yani Teizme karşıt olmakla var olan bir duruş olduğundan Anti Tezim daha da yani hepimizin bildiği Ateizmin dinlere ya da dindarlara inançlarının ne kadar manasız olduğunu anlatmak yerine kendi düşüncelerinin savunması yapması gerektiğidir.

Ateist arkadaşlar kendilerine inandırdıkları gibi Müslüman arkadaşlara da bilimsel diye bir durumu kabul ettirmiş durumda olduğundan savunmadan ziyade sadece hücum odaklıdır.
İşin tuhafı dindarlarda bunu kabul etmiştir.

Somut bir örnek üzerinden gidersek konu daha net anlaşılabilir sanırım.
Mesela evrim konusu.
Evrim, bilimsel bir gerçektir. Bir insanın ben kabul ediyorum ya da etmiyorum demesi önem arz etmez.
Bilimsel olarak evrimin olduğu tartışmasız bir gerçektir.
Evet, bilimsel kısmı bu ama işin dananın kuyruğunu kopartan kısmı bundan sonrasında başlıyor.

Evrimin gerçek olduğu bilimseldir lakin bunun yaratıcı tarafından yapıldığı ya da doğal seçilim ile rastgele olduğu bir felsefi konudur.
Yani evrim gerçek ama nedeni/nasılı felsefidir.
Daha somutlaştırırsak evrim gerçektir ama evrim teorisi adından da anlaşılacağı üzere bir teoridir.
Bilimin tanımı yüzeysel yazarsak "deneye alınabilen, tekrar edilebilen" ve sonucunda bilgiye ulaşılma durumudur.
Evrim bilimseldir yani evrim olmuştur bu kanıtlanmış bir gerçekliktir ama evrimin tesadüfen daha doğru ifadeyle doğal seçilimle olduğu ya da aynı oranda bir yaratıcı tarafından tasarlandığı bilimsel olarak deneye alınamayacak olmasından kaynaklı bilimsel olarak eşit derecedir.

Yani anlatmak istediğim bir Ateistin kendi düşüncelerini "ben inanmıyorum, Allah yok diyorum ve yok olan bir şeyin yokluğunu nasıl ispatlayabilirim" basitliğinden çıkması gerekir.
Biri şeyin varlığı gibi yokluğu da ispat edilebilirdir.

Bunları yazıyorum ama Ateistlere karşı nefret duygularımdan dolayı değil aksine her inanç ve inançsızlığa saygı duyuyorum yani benim için kim kimdir sıfır öneme sahip.
Sadece gerçekten çok konforlu bir alanda sadece hücum ederek yazıp çizmelerini pek doğru bulmuyorum.
Carl Sagan'ın sevdiğim ender cümlelerinden birisi "kanıtın yokluğu, yokluğun kanıtı değildir." dir.

Ateist ve dindar arkadaşların yanış bildiği ya da yanlış kabul ettiği üzere bir şeyin yokluğu kabul edilemez o yüzden varlığının kanıtı lazım savı büyük bir mantık hatası içerir.
Ben güneşimizin yanında bir başka ufak güneş olmadığını size kütle çekimi ile ispatlayabilirim yani gördüğünüz üzere yokluğu ispat edebilirim.

Ben sadece konu açmak istedim yoksa ne Ateist arkadaşlar kendi inançsızlarını ispat etmeyi lütfeder ne dindarlar savunmadan hücuma geçeyim der.
Yazayım dedim.
Fikirlerine muhalefet edeyim biraz.

1) Ateistlerin ispat yükümlülüğünü nereden çıkardın? Tarihte kendi tanrısını ispat edemeyen binlerce din varken ispat yükümlülüğü neden ateistlerde? Tarihte ruhlara tapınma, doğal nesnelere tapınma, krallara tapınma, doğa üstü güçlere tapınma gibi bir sürü inanç şekli gelişmiş. Tarihte görülen olgu insanın açıklayamadığı şeyi tanrılaştırmasıdır. Ateşin ne olduğunu bilmezken ateşe tapmış insanlar. Güneşin ne olduğunu açıklayamazken güneşe tapmışlar. Ziraat bilimi yokken bereket tanrısına tapmışlar, meteoroloji yokken fırtına tanrısına tapmışlar. Yani insan bugüne kadar kültürel olarak açıklayamadığı her şeyi bir tanrıya bağlamış. Buna boşlukların tanrısı denir felsefede. Ortada bir boşluk var. Ve ateistler bu boşlukları bilim ile açıklayamıyorlar. Ama boşluğa konulan tanrının olmadığını neden ispat etsinler? Çünkü boşluk net ve görünür haldeyken o boşluğu hiç bir bilimsel veri olmadan tanrılaştıranlara karşı nasıl bir bilimsel ispat yapılabilir?
Mesela bugün gelinen noktada nereden geldik, nereye gidiyoruz, ne için yaşıyoruz ve hayatımızda gerçekleşen rastlantısal olayların anlamı ne gibi sorularımız var. Yani evrenin başı-sonu, yaşamın başı-sonu ve kader dediğimiz öngöremediğimiz sonsuz olasılıkların yaşanması gibi konuları bilimsel olarak kesin şekilde açıklayamıyoruz. Tıpkı 2000 sene önce rüzgarın neden olduğunu açıklayamadığımız, güneşin neden ısıttığını açıklayamadığımız gibi. 2000 sene önce birileri de sizin gibi çıkıp güneşin tanrı olmadığını bilimsel olarak ispat et diyebilir miydi?
Açıklayamadığımız boşlukları hala tanrı ile kapatmaya devam ediyoruz. Yani tarihe bakınca insanın bir çok din uydurabildiğini biliyoruz. İnsanın din uydurabilen hatta öküze bile tapabilen bir varlık olduğunu biliyoruz. Ama iş kendi inancımıza gelince onun gerçekliğinden kesin eminiz. Çünkü o dinin içine doğmuşuz. Tıpkı öküze tapan adamın da o inancın içine doğduğu gibi. İnsanların %90''dan fazlasının içine doğduğu inanç şeklini kabul edip değiştirmediğini bilirken bu dinlerin arkasındaki tanrının gerçek olduğunu mu iddia edeceğiz?

2) Ateizm bir din değildir. Misyoner bir iş değildir. Yani senin ateist olup olmaman ateistin umurunda da değildir. O yüzden ispat etmesi birilerini dinden çıkarmaya uğraşması gerekmez. Ateist sadece sen onu dini söylemlerinle yargıladığında yanıt verir. Yoksa bir ateist için zaten tüm dinler uydurmadır, o dinleri ortaya atan insanlar da peygamber değil sıradan insanlardır. Ateistler genelde içine doğdukları dini daha yakından tanıdıkları için o dine karşı argümanlar üretirler. Yani Türkiye'deki bir ateistin öküze tapan bir adam için bir argüman üretmesi gerekmez. Ama bu argümanı sana bilimsel olarak ispat etmek zorunda değildir. Çünkü senin neye inandığınla zerre ilgilenmez. Sen kendin gibi karşı tarafı da bir din olarak konumlandırmaya çalışıyorsun. Ateistler başkalarını da ateist yapmaya uğraşmazlar. O yüzden sana tanrının yokluğunu ispat etme zorunlulukları yoktur. Dindarlar kendi dinlerini yaymaya uğraştıkları için kendi fikrini dini yaymaya çalışmamak konfor alanı gibi geliyor herhalde.

3) Ateistler bilim ile hücum ediyorlar argümanı son derece hatalıdır. Ateizm binlerce senedir ateistlerin gidip inanan insanlara savaş açıp onları baskı ve katliamlarla dönüştürmesi ile yayılmadı. Ateizm okuyarak, düşünerek, tartışarak yayılan bir fikirdir. Ve tarih boyunca asıl saldırgan olanlar imanlılardır. Çünkü imanlılar doğru tanrıyı bulduklarını, o tanrının seçilmiş askerleri olduklarını ve herkesi kendi tanrılarına inandırmak için mücadele etmeleri gerektiğine inanırlar. Yani asıl saldırı aldınta olan ateistlerdir. Bugün ülkede inanılan kutsal kitaplarda ateistler için edilen hakaretlerin birini imanlılar için söyleyen kendini gözaltında bulur, senelerce tutuklu yargılanır. Ateist olmak bırak hücum etmeyi tarih boyunca hep savunmada kalmayı, devlet ve toplum baskısını göğüslemeyi gerektirir.

4) Tarih boyunca en büyük konfor hakim inanca sarılıp onu kullanmaktır. Yani inansan da inanmasan da inanıyormuş gibi görünerek ihale de alırsın, işe de girersin, çevrende güvenilir bir adam izlenimi verirsin. Ne devletin şiddetine maruz kalırsın, ne toplumun dışlamasına maruz kalırsın. Ticarette, kariyerde, ikili ilişkilerde inanan insanlar daha hızlı ilerlerler. İnanmanın konforunu bırakıp fazladan zahmet çeken insanların konfor alanına sahip olduklarını söylemek komik bir iddiadır. Ateistlerin sosyal bir yapısı ve bir birine karşı bağı yoktur. Ateistler bir sosyal sınıf olmadıkları için bir baskı gücü değildirler. Birbirleri ile ticaret yapmak, birbirlerine öncelik vermek, birbirlerine destek olmak gibi yönelimleri yoktur. O yüzden bir tarikat bir bakanlığı ele geçirebilir ama ateistler bir binada yönetici seçimlerini bile kazanamazlar))) Konfor böyle bir şey değil.

5) Şartlar eşit mi? Mesela inananlar her köşeyi tutmuşlar bırak ateisti farklı mezhebe hatta tarikata mensup olana bile ayrımcılık yapıyorlar. Devletin kurumları hakim din ve mezhebi organize etmek ve korumak için şiddetle çalışıyor. Böyle bir ortamda ateistlerin neyi ispat etmesini bekliyorsunuz? Ateistler daha neden inanmadıklarını doğru düzgün söyleme imkanına bile sahip değiller. Hakaret olmayan konularda bile ibret olsun diye çatır çatır insanlar tutuklu yargılanıyorlar. Böyle bir ortamda hücumda olan ateistler mi? Bugün dine karşı bilimsel ciddi bir tez yazılsa tezi yazan adamı tutuklarlar. Celal Şengör bir peygamberin tarihi kayıtlarda var olmadığını söylediği için ifadeye çağrıldı. Siz diyorsunuz ki tanrının olmadığını ispat edin. Adamın biri İran'da Taberi gibi bir kaynakta bile geçen Garanik olayı ile ilgili kitap yazdı. Adamı öldürmek için senelerce aradılar bir ömür gizli servis korumasında yaşamak zorunda kaldı. Şimdi birinin tanrının var olmadığını ispat etmesini mi bekliyorsunuz?

6) Tartışma bilimsel alanda yapılır. Ve bilim tartışmak için bilim felsefesini bilmek lazım. Modern bilimsel bilginin en büyük özelliği yanlışlanabilir olmasıdır. Güneşin yanında küçük başka bir yıldız vardır iddiası yanlışlanabilir bilimsel bir iddiadır. Ölçülebilir. Gözlenebilir. O yüzden var ya da yok diye iddia edilebilir ve kanıtları sunulabilir. Ama iman yanlışlanabilir bir alan değildir. Tanrı vardır ya da yoktur iddiasını bilimsel olarak gözleyemezsiniz, ölçemezsiniz. Çünkü ölçtüğün anda, gözlemlediğin anda bu artık iman değil bilgi olur. Sen kütle çekimine iman mı ediyorsun? Hayır kütle çekimini bizzat deneyimliyorsun. Ölçüyorsun, gözlüyorsun ve kesin eminsin ki 5. kattan atlarsan aya doğru değil yere doğru hareket edeceksin. Tanrıyı da bir gün görebilir, gözleyebilir, ölçebilirseniz artık imanın değil bilimin konusu olur. Ve emin olun o zaman tüm ateistler de ibadete başlarlar. Çünkü ateizm tanrı düşmanlığı değildir. Ateistler duyguları ile değil beyinleri ile hareket etmeyi tercih ederler. Ortada reddedilemeyecek bir ispat varsa fikirlerini değiştirirler. Ama duygular kendi gerçekliğinde yaşar. Bugün uzaylılar gelse, tanrı manrı yok dese inananlar bunun şeytanın oyunu olduğunu söyler yollarına devam ederler.

7) Din evrimsel açıdan 2 büyük fayda sağladığı için değişerek var olmaya devam etmiştir. İlk faydası insanları güçlü şekilde organize edebilmiştir. İnsan dişi, pençesi olmayan, uçamayan koşamayan son derece güçsüz bir primattır. Bizim gücümüz çok sayıda bireyin organize olabilmesinden gelir. Din çok sayıda bireyin bir araya gelmesini, ortak bir amaç etrafından birleşmesini sağlar. Din iç çatışmaları azaltırken dış çatışmalar için daha güçlü bir organizasyon gücü sağlar. Dini olan topluluklar daha az iç çatışma yaşar, dış çatışmaları kazanma ihtimalleri artar ve nüfusları artarak yayılırlar. Bu grubun kalabalıklaşması ve yayılması dinin de yayılması anlamına gelir. Diğer fayda da din kişiye hazır verilmiş bir yaşamın kullanım kılavuzudur. Tanrıdan geldiği iddia edilen bir rehber ideolojidir din. Yani dinin bu kadar yayılmasının evrimsel nedenleri var. Ama bu nedenlerin hiç bir tanrının varlığını kanıtlamıyor. Tersine bence insanların ezici çoğunluğunun büyük travmalara maruz kalmazsa içine doğduğu inancı benimsemesi ve yüzlerce binlerce farklı din olması gösteriyor ki bu işin kaynağı tanrı değil insan.

8) Benim için kutsal kitaplarda çok açık modern bilim ile çelişen ve net şekilde hatalı olan ayetler var. Herkes kendi kitabının mucizelerinden bahsederken kimse kendi kitabındaki bilim ile çelişen ayetten bahsetmiyor. Ama bir agnostik ateist olarak amacım birilerini ateist yapmak değil. O yüzden bu ispata girmeyeceğim. Çünkü ben kesin ayet göstersem de kabul etmeyecekler, dil bilimsel taklalar atıp, o söz aslında o anlama gelmiyor diye 1000 senelik verilen anlamı değiştirmekten çekinmeyecekler.