Selam olsun,
Mesela kendi jenerasyonumdan bahsedeyim değişen ve kirlenenleri sizler fark edin.
Babamızın maaşını bilmezdik yani böyle bir bilgiye ihtiyacımız yoktu.
Çikolata isterdik akşam gelirken alırdı. Meyvesiz sofra olmazdı, ödenmeyen fatura olmazdı.
Babalarımız çocuğuma istediğini alamıyorum, sağlıklı besleyemiyorum ya da faturayı nasıl yatıracağım gibi streslerle boğuşmuyor eve geldiğinde birlikte oyun oynayabiliyorduk hem de yüzünde gerçek bir mutluluk tebessümüyle.
Okula gittiğimizde beslenme çantası boş olan ya kimse yoktu ya tek tük birkaç arkadaşımız olurdu.
Bugün üzerine adını geçtim resmini basıp verilen gıda yardımları gibi değil ama 5 6 arkadaş beslenme çantamızdan bir şeyleri birleştirir o durumu olmayan arkadaşımızın sırasının altına bırakırdık birde üzerine afiyet olsun yazardık. Çocuktuk ama üzülmesin, mahcup olmasın diye düşünebilen bir jenerasyonduk.
Düşününce o dönemki insani kavrayışlarımızı çok özlüyorum.
Bir kızdan hoşlandığımızda sevgili olamazdık iki günde önce arkadaşlık teklif ederdik çünkü sevgili olmak özel bir şeydi ve sevgili olmak için önce arkadaşlık yapılırdı.
Arkadaşlık sonunda sevgili olunabilir ya da o kullanılan klasik cümle olan "benden daha iyisini hak ediyorsun" gibi karşımızdakini üzmeden ayrılırdık. O zamanlar slogan değil samimi bir durumdu.
Bir arkadaşımızın dinini, mezhebini sormak aklımıza bile gelmezdi böyle bir şeyin sorulacağını bilmezdik.
Akran zorbalığı yapan birkaç haylaz olduğunda "ayıptır diyerek" korumasına alan güzel abilerimiz olurdu.
Arkadaşlarımızın ailesini tanırdık, ailelerimiz birbirini tanırdı ve birlikte tatillere gidilir, yemeklere gidilirdi.
Hülasa zaman zaman su akmazdı, çöp dağları olurdu ama hiçbir zaman insanlık zafiyeti olmazdı.
Çocuklar sokakta rahat rahat oynardı, gençler arkadaş gurubuyla akşamları bir yerlere giderken zorlanmazdı.
Aileler gece saat 12 de ya da saat 02.00 de evinden çıkıp yan mahalledeki komşusuna korkmadan gidebilirdi.
Elbette ekonomik olarak dönem dönem zorluklar olurdu, enflasyonlar olurdu ama o durumda bile ekmektir, meyvedir, sebzedir kiloyla değil kasayla alınırdı.
İthal ürünler o dönemler muz ithaldi sadece o pahalı olurdu ama yerli meyve ve sebze cepteki bozuk paralarla alınabilirdi.
Bizim çocuklar olarak hayallerimiz olurdu, instagram falan geçtim varlığının gösterişini yaptığında ilk önce ailenden azar işitirdin.
Like değil full dislike alırdık yani.
Böyle siteler yaygın değildi ya lojman ya apartman olurdu genelde.
Mahallenizde durumu olmayan için hemen mahalle içinde IMÇ usulü eşyadır, paradır, elbisedir toplanır mahallenin büyüğü incitmeden onu ihtiyacı olan aileye verirdi.
Şimdi bugüne bakıp bu dönemde yetişen çocuklara bakınca hakikatten üzülüyorum.
Mutsuz anne ve babalarıyla ki eleştirmiyorum bunca sorun, yozlaşma, bozulma varken nasıl mutlu olunur ama sonuçta mutsuz, sahte gülümsemelerle dolu aile hayatları yaşıyor.
Okulda eğitim veren öğretmeni mutsuz, umutsuz, ekonomik kaygılar içinde... Eşi ve çocuklarıyla bu konularda sıkıntılar yaşıyor.
Okulun görevlileri aynı durumda kirasına yetemiyor, sağlıklı beslenmeyi geçtim evlatlarının ihtiyaçlarına yetişemiyor, mutsuz.
Okulun servis şoförü arabayı kullanırken kafada ödeyemediği kredi kartını, yatırmadığı faturaları düşünüyor.
Bu böyle uzayıp gider.
Güzel zamanda çocuk olduğumdan ve çocukluğumu yaşayabildiğim için hem o dönemde bunu sağlayanlara teşekkür etmek istedim hem de bugün çocuklarına çocukluğunu doya doya yaşatamayanlarda bir farkındalık olur umuduyla yazmak istedim.