Rahmetli Usta Kalem Muzaffer İzgü, "zengin-fakir" yerine "varsıl-yoksul" derdi. Ne de anlamlı gelirdi.
Yandaş, yakala bir kesim var. A parti gitse B parti gelse önce A partiliyken sonra B partilidir. Hayatta öncelikli amaçları kaynaktan faydalanmaktır.
Bağlantıları olan insanlar var. Genellikle yükselme eğilimindedirler.
Bir de hiç çevresi olmayan yalnızlar var. Asıl yokluğu, yoksulluğu onlar çekerler. "Bu da bizden" sınıfında değildir, "öteki"dir.
Muhasebede varlıkların toplamı kaynakların toplamına eşittir. Terazinin iki kefesi gibi. Bir yerde yokluk varsa ya kaynak yoktur ya da kaynaktan yararlanamıyor demektir. Sorun'un özünde "kaynak, kaynağa erişim, kaynak paylaşımı" var.
Bence zengin, fakir diye sınıflandırmak yanlıştır; kişiliği, insanın aynasıdır.