Bölümüne göre elbette mantıklı. Hatta kimi bölüm var hem mantıklı hem mantıksız. Kendi okuduğum animasyon bölümünden örnek verecek olursam, okullarda verilen eğitimin kalitesi yerlerde (Bahçeşehir Üniversitesi gibi olanakları üst düzey ve Anadolu üniversitesi gibi alanında değerli hocaların yer aldığı okulları saymıyorum elbette, genel devlet üniversitelerinden ve "mahalle arası" üniversitelerden bahsediyorum). 4 yıl animasyon okuyup masraf etmek yerine İstanbul'da bu işin eğitimini veren yerlerden (örn. Anima Okul) eğitim alarak daha kısa sürede sektöre atılmak mümkün.
Ama gel gelelim bu bölümlerde seminerlere gelen sektörde çalışan deneyimli insanlardan elde edeceğiniz bilgiler, bölümdeki arkadaşlarınızın gelecekte olası bir network bağlantısı olması ve yine bu kişilerden edineceğiniz deneyimler birer velinimet. Üniversite hayatı insana gerçekten bir şeyler katıyor, ama iyi ama kötü.
Tabi işin bir tarafında da "okuyacak adam" en berbat okuldan bile kendi çabasıyla başarılı bir şekilde mezun olup çok iyi bir yerlere gelebilir, en vasıfsız (insani kalite anlamında) adamı da dünyanın en iyi üniversitesine yolla yine "adam olmaz". İş elbette öğrencide bitiyor.