Caner taslamanın uzman olmadığı tek konu kendisi herhalde
Eleştirdiğim için lütfen yanlış karşılamayın, misal bu taslaman hariç bir kaç kişi daha var, dikkatimi çekti bi kesim tarafından baya takip ediliyorlar.
Normalde biz her konuda bir atıfta bulunan, her konuda bir fikri olan insanlara cahil deriz.
Dikkat edin öyledir zaten, kendi fikrini gerçek gibi kabul eder, onu benimser, onu paylaşır, fanatikleri de olur. Ölümüne onu savunur.
Bunun zıttı bide şunlar var;
bilmem kaç üniversite okuduğu ile övünen, prof doktor ünvanı alan, video çekimlerinde arka fona bi kütüphane veya kitaplık yerleştiren herkesin takipçisi veya seveni var gibi.
Bu kişiler filozof da bizim mi haberimiz yok, yoksa bu bi benlik iddiası mı ? ya da bir misyon mu.
Mesele okumak mı, okuduğunu anlamak mı

Kişi kendinden bilir işi, peki bu kişilerin fıtratı bozuk ise; ki kusursuz insan yok.
Bu "filozof" kişiye itimat duyan kişi, empoze edilen fikirlerden zarar görmez mi?
İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir. Sen kendini bilmez isen, ya nice okumaktır demiş şair aşık yunus
Diyeceğimiz şu ki, bir bilene danışın elbet, bilgi de öğrenin. Ancak kime itimat ettiğinize dikkat edin.
İnsan bir küp ise, kendine doldurduğu şeye ehemmiyet vermesi gerek. Kıymetsiz değiliz

selamet ile.