Çanakkale savaşında dahi din göndermesi var, her yerde ve her şeyde, harbi var ya, fena bayıyor artık.

Atatürk bu yüzden demişti; din ile devlet işlerini ayırmamız gerekiyor.. Diye.

Din ve devlet bunlar iki farklı oluşumlardır arkadaşlar, şöyle bir mantık vereyim size : Din dediğimiz kavramı ebeveynlerimiz ve kültürümüz bize yansıtıyor, öğretiyor, bize dahil ediyor. Ancak belirli bir yaşa ve olgunluğa gelince diyebiliriz : "Yav!! Bu ne saçma bir şey.. Ben Ateist olacağım.." falan filan.. Ancak ülke dahilinde bunu asla ve kata diyemezsiniz Coğrafya kaderdir.. Diye boşuna demiyorlar, devlet ve ülkenizi feshedemezsiniz, aksi halde 'Hain' sıfatını alırsınız ve hiçbir yerde hoş karşılanmazsınız.

Her şey bu kadar basit.

Şunu da asla unutmayın, bakın asla diyorum, sakın ha!! :

>> Birisinin asla ve kata dinine karışamazsınız arkadaşlar, çünkü dinler doğası gereği genele yayılır ve kimse ile tartışma konusuna dahi dahil edilemez.

Din ve ülke ayrı unsurlardır, bizler Müslüman bir ülke değiliz arkadaşlar, Atatürk'ün hayalindeki müstakil, çağdaş, layık ve bağımsız bir ülkeyiz, böyle de kalmak zorundayız. Kimsenin sizin yerinize karar vermesine izin vermeyin, unutmayın!! O karar verici ve ağızından kelimeler çıkan tayfa yine sizin benim gibi insanlar, ancak Atatürk alelade bir şahsiyet değil, hatta müstesna mevkide olduğu dahi söylenebilir. Sevgi ve saygı Atatürk için tartışmaya açık bir durum değil, ülkesini seven ve hain olmayan her zat Atatürk'e karşı koşulsuz ve şartsız sevgi ve saygı beslemek mecburiyetindedir, ötesi yok!!