constantine38 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Daha önce çokça bahsettiğim bir konuydu kuzenin ortak olarak açtığı tavuk restoranı.

Aralık gibi kuzenin üvey babası 1 milyona yakın para koyup restoran açtı.
Makineler, tezgah, masalar, dolaplar vs alındı.
Tavukçu, kömürcü, ekmekçi, turşucu, meşrubatçı ile anlaşma yapıp aralık sonunda restoranı açtılar.
Lokasyonu açıkçası insanların yoğun olarak geçtiği bir yer değildi ama baca olacağı için tek katlı bir dükkandı.
Haliyle izin almak bina altında olan dükkanlara göre daha kolay oldu.

Yemeksepeti, Getir, Trendyol Go, Migros Yemek platformlarına başvurduk.
3'ü bir haftada falan açıldı ama Migros Yemek 1.5 ay sonra açıldı.
O da kaç kez telefon açıp destek kaydı bırakmamız sonucunda oldu.
Bu sayede aslında bu platformların ne kadar baştan savma iş yaptığını da görmüş olduk.
Ayrıca Migros Yemek'in uygulaması da yokmuş sonradan öğrendik.
Mecbur siteye girip bakmak zorunda kaldık.

Fiyatlar belirlendi ama reçete yapılmadan.
Yani maliyeti nedir, kaça alınıyor, kaça satılacak, kaç tl komisyon ödenecek hesaplamadan işe girişildi.
Platformlara girilen ücretten ne kadarı komisyona gidiyor ne kadarı net kâr o da hesaplanmadı.
Tamamen kara düzen afaki hesaplamalar yapılarak fiyat belirlendi.
Haliyle Yemeksepeti ve diğer platformlardan sipariş veren müşterilerin büyük çoğunluğu (%90'ı) yeni ve flash indirimlerden satın alan müşteriler oldu.
Düşünün yarım kilo tavuğu, yanında pilav, ayran, pide, ayran, turşu, soslar ile beraber indirimli olarak 180 TL'ye sattılar.
330 TL'ye satılıyordu sanırım. 150 TL indirim olunca 180 TL'ye düşüyordu fiyat.
Dürümü yanında ayran ile 200 TL'ye satıyorlar.
İçerisine de maximum sanırım 150-200 gr tavuk koyuyorlar.
Belki o kadar da değil.

İlk başlarda hadi müşterinin ayağı alışsın reklam olsun en azından dendi.
Bir de güzel bir web sitesi yaptım woocommerce ile.
Ama 1 tane bile sipariş gelmedi oradan.
Restoranın adını yazan haritadan bulup direkt arıyordu, öyle siteden falan sipariş vermekle uğraşmıyordu.
Moto kurye de yoktu ilk zamanlarda, sonra yeğenim girdi oraya ve araçla götürmeye başladı.
Ama en büyük sorunda muhit de binalar yeni ve Google Maps de adresi bulmak neredeyse imkansız.
Üstüne bir de müşterinin kendi adresini tarif etmesinde ki beceriksizlik eklenince daha da zorlaştı.
Sırf bunun için react uygulama yazdım.
Sipariş adresini girince kuryeye otomatik rota oluşturuyordu.
Ama müşteri ya bina adını yanlış söylüyor (misal adı kınaş doğa ise doğa kınaş diyor), Kayseri Cbs den bina adına bakıyoruz ama yanlış olduğu için çıkmıyor.
Müşteriye soruyorsun tanzimin karşısı diyor ama orada kaç bina var tek tek gidip bakacaksın.
Oysa binanın altında kuaför var. Orayı söylemek aklına gelmiyor.
Hatta birisi daire numarası sanırım 55 demişti
Ya dışarı çıkıp baksa numarasını bilecek.

Hadi onu da geçtik alıştık artık.
Ama bu sefer de maliyet hesabı sorunu çıktı.
Bunun için bir yazılım yazdım 1 ay uğraşıp. Yani peçetesine varana kadar hesaplama yapabiliyorsunuz.
Neyse oturup bir analiz yaptık, baktık ki çok çok aşağısına satılıyor ürünler.
Ve bir alan müşteri bir daha almıyor.
Çünkü alanların neredeyse hepsi indirimli diye sipariş veriyor.
Giden siparişler de çoğu zaman içine dökülüyormuş.
İlk başta mikro dalgaya dayanıklı kap kullanırken sonra maliyeti 6 TL diye 2 TL'lik köpüğe koymaya başladılar.
O da tavuk mikrodalgaya girip ısınınca konulan kağıt poşet nemleniyor ve müşteriye teslim edilirken patlıyor ve dökülüyormuş.
Köpük ile giderken köpüğün tırnağı atıyor ve açılıyormuş.

Bir diğer sorun da ürün çeşidi oldu.
Közde tüm ve yarım tavuk olarak verdiler ama açıkçası çok da rağbet olmadı.
Gelen giden kanat sordu ki tavuk da en çok kanat gidiyor.
Ama onun da kilosuna 300 dedikleri için takmadılar.

Bir türlü de lezzeti tutturamadılar.
Tavuk ya aşırı pişiyordu yada az pişiyordu.
Çiğ kalmıyordu ama biraz daha pişmek istiyordu.
Yada nohutlu pilavın tuzunu ayarlayamıyordu usta.
İçine de hangi akla hizmetse bulyon atıyordu ve pilav sapsarı duruyordu.
Sonra tavukçu değiştirdiler ve hem tavuk kanatlı geliyordu hem de daha lezzetliydi ama oda peşin para alıyordu.

Cari defter de kare çizgili kağıtta tutuluyordu.
O gün ne alındı, ne satıldı, ne borç edildiyse tek sayfaya yazılıyordu.
Öyle olunca da hesap takibi yapmak imkansız oluyordu.
Her şeye ayrı ayrı sayfa açıp tarih tarih girselerdi daha kolay olacaktı ama yapmamışlar.

Şimdi de tüm para suyunu çekti.
Kuzen 1 milyon diğer ortak 200 bin koydu.
Ortakta da para çıkmadı.

Şimdi devretmek veya tek başına devam etmek konusunda kararsızlar.

Buraya kadar sabrettiyseniz tebrikler.

Özet geçmek gerekirse;
Bir dükkan açmadan önce reçete hazırlayın.
Kağıt peçetesine kadar her menünün fiyatını hesaplayın.
Yemeksepeti gibi platformlar da kampanya fiyatlarını, satış fiyatını, kâr oranını mutlaka iyi analiz edip satışa başlayın.
Eğer para kazandırmıyorsa ürün fiyatlarını çok daha yukarı çekin.
Müşteri sizden alacaksa büyük ihtimalle Google aratıyor acaba sitesinde daha mı ucuz diye.
O şekilde satış yapmanız daha olası olur.
Tek bir tedarikçi yerine tüm tedarikçileri gezin ve hepsini deneyin.
En makul fiyat yerine fiyat/performans ürünlerini tercih edin.
Ürün çeşitliliğini artırın. Tek bir ürüne odaklanmayın.
Koyduğunuz kapları, taşıma poşetlerini olabildiğince kaliteli olmasına dikkat edin.
Cari defter için mutlaka ya bir yazılım kullanın yada her ürün ve işlem için ayrı sayfa tutun.
Google haritalarda isminiz yazınca direkt çıkmak için çalışma yapın.
Gel alda veya kendi kuryenizle çok daha ucuza gönderim yapın veya içeriği artırın (1 LT içecek yada tatlı bedava gibi)
Mutlaka ama mutlaka sosyal medyada reklam yapın.
Nerede ne yenir hesaplarına reklam verin.
Zabıtadan izin alıp binalara ve işletmelere broşür dağıtın.
Eğer işler iyiye gitmiyorsa toplu yemek siparişi alın. (Düğün, cenaze, sünnet, etkinlik vb)
Köşede sizi bir kaç ay idare edebilecek minimum 500 bin tl para bırakın.

Son olarak ben orada bir çalışan değildim.
Elimden geldiğince fikir vermeye çalıştım ama işte çok da karışamadım.
Biraz da kendi kafalarının dikine gittiler ve durum bu hale geldi.

Ama siz siz olun bilmediğiniz bir sektöre girmeyin.
Vay be hocam, harbiden kafanın dikine gitmişler, okurken yaşlandım ciddiyim.

Paylaşım ve öğüt niyetliğindeki bu bilgilendirici konu için teşekkür ederim hocam.. 😇 🙏