Merhaba,

Yaşar Nuri ÖZTÜRK burada aslında Kuran-ı Kerim'i anlayarak okuma ve algılama üzerine farklı bir yorumda bulunmuş, güzel bir anektod ile.

Lakin, dil konusunda eğer Türkçe bile ibadet edilebilseydi, aynı durumların yaşanmayacağı nereden bilinebilirdi ki?

Kaldı ki, ezan ya da namazda okunan duaların tercümelerinde zor şeyler yazmıyor, o hissiyata bürünüp emredilen ibadet dilinde ibadet edebilmek mesele.

Fussilet Sûresi(41) 44. Ayet

Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur'an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab'a yabancı dilden (kitap) olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır. İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar.)

Saygılarımla.