Sceptre adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
burada bir düzeltme yapmak isterim.

patriot konusu medyada bize dayatılandan çok farklı. patriot vermediler s400 aldık tamamen medyan kontrolu sayesinde halkımıza sunulan bir yalan.

1- ABD, Patriot vermem demedi. Biz teknoloji transferi istedik. ABD, anahtar teslim veririm dedi.

2- Avrupa, SAMP/T için teknoloji transferini de kabul etti. Ancak 2013'te Avrupalılar Gezi nedeniyle AKP'yi eleştirdiği için SAMP/T'ye sıcak bakılmadı iktidar tarafından.

3- Hiç bahsi geçmez ama 2013'teki ilk ihaleyi Ruslar kazanmadı, Çinliler kazandı. Ama sonra bu ihaleyi iktidar iptal etti. Bu konunun üstü örtüldü. Çünkü Çinliler teknoloji transferini kabul etmişti, buna rağmen ihale iptal edildi.

4- Teknoloji transferi konusuyla ilgili bu kadar tantana olduktan sonra Türkiye gitti, Rusya'dan anahtar teslim S-400 aldı. Herhangi bir teknoloji transferi olmadı. Teknoloji transferi istemiyor idiyeniz ABD zaten verecekti. Niye bu kadar olay çıktı?

Gerçekler yukarıda anlattığım gibiyken halka şu ezberletildi: Biz Patriot istedik, ABD vermedi, mecbur gittik S-400 aldık, şimdi de mecburen aldığımız bir şey için ABD bize haksız yere taktı, işlerimize taş koydu, bizi F-35'ten attı...
Sıraladığınız her maddenin arka planının farklı olduğunu düşünüyorum. S400'lerin de alınması güvenlikten çok eksen kaymasının ABD'ye verilen mesajın sonucuydu. Çin işin bakın Türkiye başka alternatifler arayışında algısını yaratmak içindi. Son ana kadar bu kozu kullandı, Sonuçta Rusya ile stratejik işbirlirliklerini devam ettirmek ve ABD'den uzaklaşmak gerekiyordu özellikle 15 Temmuz sonrası bazı konular açık edilmeye başlandı. F35'de, Hava Savunma'da zaman kazanmaktan başka bir şey değil kendi projelerimiz hayata geçene kadar boşluğu doldurma girişimleri.

Türkiye'nin hatası kendi birşeyler planlarken karşı taraf hiç bir şey düşünmüyor zannediyor, bazı bedeller göze alınarak işlere girişiliyor ama günün sonunda dönüp dolaşıp amerikanın masasında buluyoruz kendimizi.

Savunma sanayinde tam bağımsızlığı alsak bile belli bir üretim seviyesine ulaşmamız onlarca yıllık bir süreç ve bölge artık diplomasi ile idare edilemeyecek kadar gerildi. Mecbur yine alternatif savunma harcamaları ile 1 olana 5 verip alacağız bedelini ekonomik olarak biz ödeyeceğiz.

Türkiye'nin yıllardır yürüttüğü bu denge polikası malesef meyvelerini veremediği için sıkıntılı durumlar yaratıyor. Bu kadar zamanda hem ABD hem Rusya tarafını idare edip bu sürede bağımsız bölgesel güç olamazsanız süreç tersine işlemeye başlar çünkü tüm kaynaklar ekonomik bedeller ülkenin dinamiklerini zayıflatır zıplama yapmanız gereken sürelerde yerinizde sayarsanız yürümeyi unutursunuz.