Valla dostum Tatvan için niyetin güzel ama "kapalı sinema bile dolmuyor" gerçeğini sakın atlama (bknz: ilçe merkezindeki sinema salonu); insanlar filme değil, sırf o ortamın havasına ve sosyalleşmeye gelir. Eğer arsanın ulaşımı sapa bir yerdeyse, yani millet dolmuşla veya yürüyerek rahatça gelemiyorsa işin en baştan yaş olur, sadece arabası olan kitleyle de dükkan dönmez. Sanayideki tecrübeni konuşturup demir işini kendin halletmen büyük avantaj ama paranın çoğunu gösterişe değil, insanların "burası nezih" diyeceği rahat minderlere ve temiz bir tuvalete ayır ki gelen bir daha gelsin.

Asıl mevzu ruhsat ve telif işi; öyle kafana göre Netflix açıp film oynatamazsın, şikayet eden olursa telif cezası canını fena yakar. Belediye ile aranı çok iyi tutup "açık hava çay bahçesi" gibi bir formülle mi ilerlersin yoksa kültürel etkinlik desteği mi alırsın bilmem ama ruhsatsız iş yaparsan mekanı ilk haftadan mühürlerler. Maç yayını için de mutlaka ticari üyelik alman şart, yoksa yayını çat diye keserler, millete rezil olursun.

Özetle, Tatvan’da bu iş tutar mı dersen bence tutar ama "nezih ortam" imajını çok sıkı koruman lazım. Kapıda seçici olmazsan, aileler veya kız kıza gelenler rahatsız olursa mekanın adı bir anda kahvehaneye çıkar, bütün emeğin çöp olur. Bu yaşta böyle bir risk alman güzel ama önce şu ulaşım ve belediye izni meselesini netleştirip öyle yola çık derim.

Benimde arada Bitlis merkez için güzel fikirler geliyor aklıma ama "bu millete değer" mi deyip vazgeçiyorum.