Bebekken çok kötü hasta olmuşum. Ölmemem için normalde bir bebeğe yapılmayan sayıda iğne yapılmış. Sağlık çalışanlarına ve bilime müteşekkirim.

Bitişik bina inşaat halindeyken iş makinesinin kepçesi, hemen yanımdaki kalörifer peteği takılı duvara çarpmış. Kalörifer peteği, kemer gibi duvarı tutmuş.

Çocukken inşaattan kafama tuğla atılmıştı. Atan kişi benden yaklaşık 5 yaş büyüktü. Bir anda gözlerim kararmıştı. Acı hissetiğimi bile hatırlamıyorum. Dizlerime kadar kanın indiğini gördüm. Yaraya dikiş atıldı. Konu kapandı. Hayat ilginçtir ki bu tuğlayı atan kişinin kafasına darbe aldığı iki olaya tesadüfen şahit oldum.

Çocukken köyde bir traktör, köprüden uçtu. Traktördeki birkaç kişi ölmüştü. Çok ısrar etmelerine rağmen o traktöre binmemiştim.

Alkollü şöforün kullandığı araçla halı satış dükkanına girdik. Kaldırımdaki büyük saksılar, aracın altına girdiği için hızı azalttı. Hasar görmedim.

Kaldırımda yürürken bir an arkadaşımı durdurdum. Sigara yaktık (sigara sağlığa zararlıdır. artık içmiyorum.). Tam adımımızı atacakken balkonun bir kısmı önümüze çöktü. Kaldırım kenarında araca hasar verdi. Bizde bir sıyrık oluşmadı.

Askeri tatbikatta atış için kullandığımız havan mermisi (sanırım 120 mm'lik) ateşlenmemişti. Mermiyi çıkarma görevi benimdi. Sorun oluşmadı. Bir ya da birkaç yıl sonra benzer olayda şehit vermiştik.

Taze hindistas cevizi almıştım. Çok çetin ceviz çıkmıştı. Zar zor kırdım. İçini yerken soluk boruma takıldı. Birkaç dakika nefes alamadım. Bu defa "tamam, gidiyorsun." dedim. Kendime Heimlich manevrası yaparak kurtuldum. Gövdemi mutfak tezgahına çarparak, yüklendirerek nefes almayı başardım.

Aklıma gelenleri yazdım. Sağlıcakla kalın,