Biu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam konuya biraz teknik taraftan bakmak lazım. Banka POS’u ile ödeme kuruluşlarını birebir aynı kefeye koymak çok doğru değil.

Bankalar genelde daha konservatif çalışır. Teminat ister, finansal geçmişe bakar, MCC bazlı sektör kısıtları uygular. Chargeback toleransı düşüktür. Riskli veya gri kabul edilen sektörlere ya hiç POS vermez ya da çok ağır şartlarla verir. Blokaj süreleri de çoğu zaman daha uzundur.

Ödeme kuruluşları (örneğin PayTR gibi lisanslı PSP’ler) ise onboarding sürecinde daha hızlıdır, entegrasyon kolaydır, linkle ödeme, taksit, alternatif ödeme yöntemleri gibi çözümleri tek panelden sunar. KOBİ tarafında bu ciddi bir operasyon avantajı sağlıyor. O yüzden tercih sebebi çoğu zaman sadece komisyon değil; erişilebilirlik ve hız.

“25 mağaza kapatıldı” konusu tabii ki ciddi. Ama finans tarafında tek parametre “firma kaybetmek istemek” değildir. Risk skoru, ters ibraz oranı, fraud oranı, sektör sınıflandırması, regülasyon yükümlülükleri gibi birçok değişken var. Özellikle chargeback oranı belli eşiklerin üstüne çıktığında ödeme kuruluşları aksiyon almak zorunda kalabiliyor.

“Devlet çökmek istiyor” kısmı ise biraz spekülatif kalıyor. Lisanslı ödeme kuruluşları zaten ciddi regülasyon altında çalışıyor. Dışarıdan göründüğü kadar basit süreçler değil bunlar.

Eleştiri yapılabilir ama sektörü bilen kişiler olarak biraz da risk ve regülasyon perspektifinden değerlendirmek lazım diye düşünüyorum.

kanka teknik neyi var bunun sen git 25 tane mağazamı kapat bende teknik arayayım sende koruma istersen haklı tarafın yok çünkü