Moner adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ortada kumpas yok telegram ve metada reklam açıyorlar banka hesaplarınız alınır diye sonra bu kişilerle kafede buluşup veya hiç buluşmadan bankalarını ve sim kartını alıyorlar kiraya verenlerin sonrasında da günlük kira parası ödüyorlar bu kişiye ve bu kişiler eğer para bloke olursa hesaptayken şubeye iç çekime bile gidiyor yani hepsi neyin ne olduğunu biliyor kumpaslık durum yok
Sizin bahsettiğiniz 'Telegram üzerinden hesap satan' kitle, bu buzdağının sadece görünen ve belki de en bilinçli kısmını oluşturuyor. Ancak dünyayı sadece bu dar pencereden ibaret sanmak, geri kalan binlerce masum insanı görmezden gelmek bu kadar kolay mı.
Şu noktaları da hatırlatmak isterim:
Manipülasyonun Binbir Yüzü Profesyonel dolandırıcılar her zaman 'hesap satın alıyoruz' diye ilan açmazlar. Bazen 'Yurt dışı kaynaklı şirketimize Türkiye finans sorumlusu arıyoruz' diyerek, insanlara resmi sözleşmeler imzalatıp onları birer maaşlı çalışan olduklarına ikna ederler.
Baskı ve Mecburiyet İş dünyasında patronu tarafından hesabı kullanılmaya zorlanan, itiraz ettiğinde mobbinge uğrayan veya işsiz kalma korkusuyla buna boyun eğen binlerce asgari ücretliyi 'kendi rızasıyla yaptı' diyerek suçlamak ne kadar adildir?

Sizin için çok açık olan finansal kurallar, siber suç yöntemlerinden tamamen habersiz bir ev hanımı veya teknolojiyle yeni tanışmış bir yaşlı için 'karanlık bir dehliz' gibidir. Suç örgütleri bu 'bilgi açığını' kullanarak insanları iyilik yapmaya ya da yasal bir iş yaptıklarına inandırmaya çalışırlar.
Kısacası; evet, bilinçli suç ortağı olanlar vardır ve cezalarını çekmelidirler. Ancak herkesi aynı kefeye koymak, asıl suç baronlarının kurduğu bu karmaşık tuzağı basitleştirmektir. Adalet, kurunun yanında yaşın da yanmamasını sağlamak içindir. Tek bir senaryo üzerinden tüm mağduriyetleri genellemek, maalesef sizin yaptığınız hakkaniyetli bir yaklaşım değil