Bu kadar büyük bir meseleyi sadece '3 kuruşluk kar hırsı' parantezine sıkıştırmak, hayatın gerçeklerinden ne kadar kopuk olduğunuzu gösteriyor. 'Gizli bir güç zorla yaptırıyor' diye dalga geçtiğiniz o durumun adı çoğu zaman ekonomik şiddet, hiyerarşik baskı ve nitelikli dolandırıcılıktır.
Herkesi aynı kefeye koymadan önce şu gerçeklerle yüzleşin:
İş Kaybetme Korkusu: Patronu tarafından 'şirket ödemeleri için limitimiz doldu, senin hesabını kullanalım' denilerek işiyle tehdit edilen, arkada dönen kara paradan habersiz asgari ücretli emekçiler var.
Sistem İstismarı: 'Burs vereceğiz' ya da 'Evden iş imkanı' vaadiyle kurumsal maskeler takılarak kandırılan, teknik bilgisi zayıf olduğu için bir 'yazılım testine' yardım ettiğini sanan üniversite öğrencileri var.
Güven Suistimali: 'Hesabım bloke oldu, oğlum para gönderecek çekemiyorum' diyen komşusuna yardım etmek isterken hayatı kararan, art niyetsiz yaşlılar var.
Siz burada fildişi kulenizden '3 kuruş' hesabı yaparken; insanlar bilgisizlikleri, çaresizlikleri ve iyi niyetleri üzerinden profesyonel suç örgütleri tarafından kurban ediliyor. Suçluyu (asıl suçluları) bırakıp, manipüle edilen mağduru 'ayarsız' ilan etmek adalete değil, sadece asıl suçluların gizlenmesine hizmet eder. Empati kuramıyorsanız bari adaleti genellemelerinize kurban etmeyin."