kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Mantık aramana gerek yok , Çünkü mevcut dinler gerçek değil.
Gerçek bir din var mı oda belli değil.

Dinlerin hepsi bölgesel , zaten vaadlere bakarsan kendini belli ediyor. Tutarsızlıklara bakmana bile gerek yok.

Misal İslam , doğduğu topraklar çok sıcak çöl bölgesi. Su ve serinleme 1.ihtiyaç durumunda.
Cennet tasviri ağırlıkta ırmaklar üzerine kurulu. Günümüz'de Irmak çok mu önemli Ben ne yapayım ırmağı.

Cennetin insanlara vaad ettiği elle tutulur hiç bir şey yok. Haliyle korkutma politikasıda yani Cehennemde ağır basmış.

Başka dinlere aynı fark yok.
Dinler bölgesel demişsiniz ama bölgesel olan şey hakikat değil anlatım dilidir. Ayrımını yapabilme becerisidir önemli olan. Soyut bir iddia, muhatabın dünyasından sembollerle aktarılabilir. Aksi durumda iletişim kurulamaz. Bu sadece dinlere özgü değil felsefe, hukuk ve bilim tarihi de böyle çalışır.

Cennette ırmak var, bugün ne işime yarar? argümanı, kelimeyi alıp metaforu yok saymaktır. Irmaktan kastedilen su değil zahmetsiz kaynak edinebilme, kesintisiz tatmin ve süreklilik sembolüdür. Aynı method bugün kullanıyor olsaydı ırmak yerine sınırsız enerji denirdi. Sembol değişir ama kavram değişmez.

Elle tutulur bir vaat yok demişsiniz. Vaat var ama düşündüğünüz kadar basit haz listesi yok ortada. Eğer basit bir haz tanımı olsaydı bu sefer ilkel bir haz cenneti denirdi. İslam’da asıl vaat acıdan, kaygıdan, eksiklikten arınmış bir varoluş halidir. Irmak vaadi, hazdan çok eksiklik halinin ortadan kalkmasını tarif eder. Bu da aslında bir bilinçli tercih, boşluk değil.

Cehennem korkutma politikası iddianız da aslında psikolojiyi ıskalar. İnsan zihni, yapısı gereği negatif sonuçlara pozitif ödüllerden daha duyarlıdır. Yani açık bir şekilde insan doğasına uygun bir uyarı sistemidir. Hukukta da mantık aynıdır ve kimse buna korkutma devleti demez.

Gerçek bir din var mı belli değil demenizin ardından mevcut dinler gerçek değil diyorsunuz. Hatalı olan mantık burasıdır. Bilinmezlik, yokluk kanıtı değildir. Bilmiyoruz ile yok aynı şeyler değildir.

Yaptığınız bir eleştiri değil aslında kişisel bir zevkin ontolojik yargıya dönüştürülmesidir. Beğenmemek mümkün ve kabul edilebilir bir durum ama çürütme isteği başka bir şeydir. Çürütme eleştirisi de kendi içinde tutarlı varsayımlarla olmalıdır.