Kankam, aslında boykot dediğimiz şey sadece alışveriş yapmamak değil; bu, en temelde
insani ve vicdani bir duruş. Bugün İsrail devletinin Filistinde yaptıkları; sivilleri, çocukları, kadınları hedef alan açık bir
katliam ve soykırımdır. Bu gerçeği dile getirmek bile başlı başına bir boykottur. Çünkü zulmü normalleştirmemek, unutmamak ve unutturmamak da bir direniş biçimidir.
İsrail yönetimi, yöntemleri ve zihniyetiyle günümüzün Nazizmini temsil ediyor. Bu yüzden her ortamda, her fırsatta bu zulme karşı durmak; en azından
bu soykırımcı yapıyı meşrulaştırmamak, ona sessiz kalmamak hepimizin sorumluluğu. Boykot sadece raflarda değil, dilde, duruşta ve vicdanda da olur.
Tam da bu noktada, unutanlar için Allahın şu sözünü hatırlatmak isterim:
Alıntı
Şüphesiz inkâr edip kâfir olarak ölenlere, Allahın, meleklerin ve bütün insanların laneti vardır.
(Bakara Suresi, 2:161)
Bu ayet, zulmü, haksızlığı ve insanlığa karşı işlenen suçları sıradanlaştıran anlayışlara karşı çok açık bir ilahi duruşu ortaya koyar. Hangi kitapta yer alırsa alsın, bu söz
Allahın sözüdür ve mesajı nettir: Zulüm karşısında tarafsızlık yoktur.
Elbette herkes benim söylediklerime katılmayabilir, siyasi tartışma yapılabilir; ancak
ayetleri hedef almak, ilahi mesajı hafife almak bu meselenin çok ötesindedir. Bizim derdimiz kavga değil;
adaleti, insanlığı ve vicdanı savunmaktır.