Tartışmanın ana sebebi meal ya da başka bir dile yazılmış olması değil.
1000 yıl öncesindeki insanların gündelik dili ile şimdiki insanların gündelik dili arasında uçurum var.
Beyinde kurgulanan bağlam sözcüğe döner. O sözcüğü algılayan diğer beyin tekrar karşıdaki beynin kurgusunu deşifre eder ve anlam oluşur.
Bireyler aynı toplum ve zaman aralığında yaşadığında sözcükler beyinde çok hızlı kurguya dönüşür ve dil çalışır.

Şuan oluşan durumda 1000 yıl önceki bir dil ile yazılmış bir kitabı ele aldığımızda anadilinizle de yazılsa çalışmayacaktır. Çünkü sözcükleri beyinde bir olay örgüsü çalıştırması gerekiyor.
İcatlar ve buluşlarla insan kabiliyeti artı ve bir çok sözcüğü ihtiyaç duyduk. Anlam karmaşasından kurtulmak için dilde bizimle beraber gelişti.
hiç bozulmayan bir şeyin de kusuru bu olacaktır. İnsanların beyninde çalışmayan eskiyen ve anlam kazanamayan sanat.

Dil ediniminde de en büyük sıkıntı budur. Kurgusal bağlam nöranların oluşması ve karşıdan gelen bir sözcük grubunun beyninde olay örgüsü canlandırmasıdır.
Bu şekilde bir orgü oluşmazsa dil edinimi de gerçekleştiremezsiniz.