Merhaba arkadaşlar,


Bu yazıyı paylaşmak benim için kolay olmadı ama susmak istemedim.
Aslında bunu uzun zamandır paylaşmak için sabırsızlanıyordum. Öncelikle şunu belirtmek isterim: Bu yazıyı bir şeylere övünmek için değil, yaşadıklarımdan çıkardığım dersleri ve bugün geldiğim noktadaki mutluluğu paylaşmak için yazıyorum.


Sözü uzatmadan konuya geçmek istiyorum.
Herkes gibi ben de ya yanlış arkadaş kurbanı oldum diyelim ya da sorgulamadan kripto dünyasına girmemin bedelini ödedim. O dönem (2021) kripto nedir, nasıl işler, riskleri nelerdir açıkçası pek bilmiyordum.
Komşumun yönlendirmesiyle önce bir kripto hesabı açtım. Küçük bir parayla başladım. Ufak bir kâr görünce “tamam, bu iş bu” dedim. Daha sonra maaş yatar yatmaz parayı kriptoya yatırmaya başladım. Bir süre her şey yolunda gibiydi.
Derken bu defa aracımı rehin gösterip kredi çektim. Aracın değerinin yaklaşık üçte biri kadar. “Nasıl olsa birkaç ayda yükselir, kâr alırım, krediyi kapatırım” diye düşündüm.
Ama işler hiç hesap ettiğim gibi olmadı.
Kripto düştü, ben bekledim.
Düştükçe düştü, zarar büyüdü.
O dönem psikolojik olarak çok zor geçti. Uykusuz geceler, sürekli borç düşünmek, pişmanlık… Krediyi ödemek giderek zorlaştı. Bu süreçte aracı satmam yönünde teklifler geldi. Uzun düşündüm ama başka çarem kalmadığını fark ettim ve aracımı sattım.
“Elde kalan parayı parça parça kriptoya yatırayım, maliyet düşürürüm” dedim. Ama ben yatırdıkça piyasa düşmeye devam etti. Sonunda para tamamen eridi. İlk büyük imtihanım mal ile oldu.


Ardından daha zor bir imtihan geldi: evlat…
Çocuğumda ekran bağımlılığına bağlı olarak uzman hekim tarafından atipik otizm başlangıcı olabileceği söylendi. Ekrandan uzak tutulması, konuşma terapisi, özel eğitim ve kreş desteği önerildi. Evlat için ne gerekiyorsa yapmak zorundaydım ve yaptık.
Çok şükür, şu an 7 yaşında. Yaklaşık 2-2.5 yıllık bir süreçte bu dönemi atlattık. Şu an örgün eğitimine devam ediyor, ciddi bir sorun kalmadı. ÇOK ŞÜKÜR.
Bu süreçte borçlar, kredi ve kredi kartları nedeniyle birikim yapmam mümkün olmadı. Ancak 01.03.2025 tarihi itibariyle tüm borçlarımı kapattım. Sıfır borç… Belki de hayatımda ilk defa gerçekten nefes aldım.
Artık borç yoktu ama bu defa araç alma meselesi vardı. Kredi faizleri çok yüksekti. Aylık kenara para koymak ise benim için neredeyse imkânsızdı.
Bu noktada 2025 yılı içinde X Evim firmasıyla görüşme yaptım. Düzenli taksit ödemelerini yaptım, kesin teslimat tarihini aldım. 20.01.2026 tarihinde Çok Şükür Rabbimin izniyle aracımı aldım.


Geriye dönüp baktığımda şunu net görüyorum:
Asıl zor olan maddi kayıp değil, psikolojik yükmüş.


Zamanla şunu anladım:
Hızlı kazanma hayali, insanı sadece parasal değil; ruhsal ve psikolojik olarak da tüketiyor.
Ben düştüm, bedelini ödedim ve tekrar ayağa kalktım.
Bu dünyada herkesin bir imtihanı var. Ben mal ile sınandım, evlat ile sınandım.
Asla ve asla pes etmeyin.
Belki bu yazı, bir kişinin bile “bir dakika durayım” demesine sebep olur.


Okuduğunuz için teşekkür ederim.