Bütün olay enerji yani petrol kuyuları üzerine kurulu. Düne kadar ABD, SDGye destek veriyordu bu süreçte ciddi para da harcadı ancak Suriye'de bu petrolü doğrudan Akdeniz'e taşıyacak koridor açılamadı. Dolayısıyla ABD taktik değiştirip, Suriye'nin başına başka bir faydalı aparat getirdi. Bu sefer Şara ile pazarlık yapıldı, el sıkışıldı. Böylece SDG'nin elindeki bölge teslim alınıp, petrolün Akdeniz'e çıkışı sağlanacak.
Bu arada ABD'nin dünyanın en büyük laliteli petrol kaynağı olan Venezuela'ya çökmesi de elini güçlendirecek, Suriye petrolünü geri plana itecek bir yan etken olarak değerlendirilebilir.
Yani olayın özeti hep faydalı aparatlarla enerji açığını gidermek. Oyuncular değişir, vananın başında bekçi olacak kişi zaman zaman stratejik olarak konjonktüre göre değişirir, ama ana konu hep enerjinin aktığı yerdir. Arada sefil olan hep halktır.