Mevcut anlatımınız itibarıyla, avukatın özen borcunu (Avukatlık Kanunu m.34) ihlal eden ciddi ihmaller bulunduğu iddiası hukuken tartışılabilir niteliktedir; özellikle tanığın yurt dışında dinlenmesi için HMK m.196 ve m.218 kapsamında istinabe veya SEGBİS talep edilmemesi ile açık imza inkârı ve evrakta sahtecilik iddiasına ilişkin HMK m.204–207 çerçevesinde usulüne uygun itiraz yapılmaması, davanın aleyhe dönmesine sebebiyet verebilecek ağır eksikliklerdir. Bu aşamada avukatı derhal azletmeniz hukuken mümkündür; azil haklı nedene dayanıyorsa (ihmal, savunma eksikliği), avukatın ücret talep hakkı doğmaz ve sizden ayrıca bir vekâlet ücreti istenemez (Av. K. m.174/2), bu nedenle azil dilekçenizde somut ihmalleri açıkça belirtmeniz kritik önemdedir. Eş zamanlı olarak, yeni bir avukatla derhal çalışarak dosyanın incelenmesi, tanık dinlenmesi için gecikmiş de olsa istinabe/SEGBİS talebi, sahtecilik iddiasına ilişkin itiraz ve gerekirse suç duyurusu gibi işlemlerin telafisine çalışılmalıdır. Ayrıca, önceki avukatın ihmali nedeniyle zarara uğramanız hâlinde, dava sonucundan bağımsız olarak avukata karşı tazminat (mesleki sorumluluk) ve baroya disiplin şikâyeti yolları da açıktır. Özetle bu noktada pasif kalmak yerine haklı nedenle azil, yeni avukat, usuli telafi adımları birlikte ve gecikmeksizin atılmalı
Bu mesleğin içerisinde geçirdiğim bunca yılda daha bir kere bile tanığın yurtdışında dinlendiğini duymadım. Dinlenebileceğini, hele bir de bir iş mahkemesi hakiminin, dava değeri de kazanma durumunda yüzde 20 ile anlaşmış avukatın 20 bin TL alacağı durumunda bu kadar düşükken "ben bu tanığın bürokratik, ekonomik ve tercümeye dayalı sorunlarına rağmen bilmem hangi ülkede dinlenmesini istiyorum" diyeceğini hafsalam almıyor. Ki daha yurtdışında dinlenebileceği bir ülkede mi onu da bilmiyorsun. Sonuçta uluslararası anlaşmalar kısıtlı. Biz daha yurtdışına basit bir tebligat yapmak için bile binbir takla atıyoruz. Ama burada meslektaşını ChatGPT mesajlarıyla yerin dibine gömmek ne kadar kolay.