Mevcut anlatımınız itibarıyla, avukatın özen borcunu (Avukatlık Kanunu m.34) ihlal eden ciddi ihmaller bulunduğu iddiası hukuken tartışılabilir niteliktedir; özellikle tanığın yurt dışında dinlenmesi için HMK m.196 ve m.218 kapsamında istinabe veya SEGBİS talep edilmemesi ile açık imza inkârı ve evrakta sahtecilik iddiasına ilişkin HMK m.204–207 çerçevesinde usulüne uygun itiraz yapılmaması, davanın aleyhe dönmesine sebebiyet verebilecek ağır eksikliklerdir. Bu aşamada avukatı derhal azletmeniz hukuken mümkündür; azil haklı nedene dayanıyorsa (ihmal, savunma eksikliği), avukatın ücret talep hakkı doğmaz ve sizden ayrıca bir vekâlet ücreti istenemez (Av. K. m.174/2), bu nedenle azil dilekçenizde somut ihmalleri açıkça belirtmeniz kritik önemdedir. Eş zamanlı olarak, yeni bir avukatla derhal çalışarak dosyanın incelenmesi, tanık dinlenmesi için gecikmiş de olsa istinabe/SEGBİS talebi, sahtecilik iddiasına ilişkin itiraz ve gerekirse suç duyurusu gibi işlemlerin telafisine çalışılmalıdır. Ayrıca, önceki avukatın ihmali nedeniyle zarara uğramanız hâlinde, dava sonucundan bağımsız olarak avukata karşı tazminat (mesleki sorumluluk) ve baroya disiplin şikâyeti yolları da açıktır. Özetle bu noktada pasif kalmak yerine haklı nedenle azil, yeni avukat, usuli telafi adımları birlikte ve gecikmeksizin atılmalı