Tuzluk gibi oturan bir arkadaş yazmış.... ben kendimi daha çok sebzeye benzetiyorum. arkadaşım finlandiyaya gitti geçen gün. oğlu erasmusla okumaya gitti bu da onunla beraber birşey lazım olur diye gitti. her gün görüntülü arayıp onu yaptım bunu yaptım diyor.
insanlar çok tatlı dedi. herkes herkese selam veriyor yemek yiyip kahve içerken herkes yan masalarla muhabbet eidyor falan diyor. iki gündür orda yüzüne renk gelmiş. sesi bir canlı hevesli çıkıyor. burada öf pöf eden hatun oraya gidince burada kafe açsak falan demeye başladı.
dedim ki oraya yerleşin beni de evlat edinin....
coğrafya kaderindir...