Türkiye’de gündeme geldiğinde çoğu zaman “BOP” denince ABD’nin 2000’lerin başında “Greater Middle East Initiative / Büyük (Geniş) Orta Doğu” başlığıyla tartışılan yaklaşımı** kastedilir. Bu çerçeve; Orta Doğu’yla birlikte kimi anlatımlarda Kuzey Afrika, Güney Kafkasya ve Güney Asya gibi çevre bölgeleri de kapsayan geniş bir coğrafyaya dönük “reform/dönüşüm” söylemleriyle anılır.
2004’teki G8 Sea Island Zirvesi sonrası da bu tartışmalar daha görünür hale gelmiştir.

Hepimiz neyin ne olduğunun farkındayız. Aynı zamanda hiçbir şeyin de farkında değiliz. Arka planda dönen oyunlar oyuncular tarafından bile anlaşılmamaya başlandı. Benim en büyük korkum Türkiye'de İran'da olduğu gibi, Afganistan ve Irak'ta olduğu gibi, Suriye de olduğu gibi, Libya da olduğu gibi medya ile isyanlar çıkartılıp puzzle ın son parçasını da tamamlamaları çok da zor olmayabilir. Erdoğan her ne kadar ikili ilişkileri dengeli şekilde yönetse de amaçlar ve hedefler asla değişmez. Aslında paylaşmak istediğim şey şu, hükümet yanlış yolda dahi olsa bazen durup beklemek gerekir. Birkaç insan farkındalığının bile neleri değiştirdiğini gördüğümden kaynaklı böyle bir paylaşım yapma gereği duydum. Ve bence unutulmamalıdır ki biz ne kadar değişirsek değişelim hiçbir zaman batının gözünde zararsız görünebilecek halde olmayacağız. Her zaman "Türkler" diyerek başlayan cümleler bizim saldırgan politikalar izleyebileceğimizi düşünüp her zaman üstümüze baskı yapılabilecek olunduğunun farkındalığı bu kısımda çok önemli. "Hükümeti devirme" kavramı lügattan çıkıp illa ki böyle bir istek varsa "hükümeti değiştirmeye" yönelik hamleler olmalı. Bkz. Irak Afganistan Libya gibi büyük örnekler ki daha niceleri hepsinin sonu hüsranla bitti. Bu yazıda herhangi bir siyasi düşünce yok, herhangi bir yandaşlık yok. Tek davamız atalarımızın bize emanet ettiği bu toprakları sonuna kadar muhafaza edip asla gaflete düşmeden tam yol ileri şeklinde bir davadır. Irk ve siyasi tartışmalar şu anki Dünya gündeminde en son sırada gelmektedir. Son kez fikrimi sizinle paylaşarak belki benim gibi düşünen insanların zihninde kazınıp kalacağını düşünerek, şartlara ve koşullara göre hareket etmenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. Bu sefer gerçekten büyük bir oyunun içerisindeyiz.