sevap, vatan.... bu aynen suriyelilere kapınızı açarmısınız diye sorulan röportaja benzemiş. aha burada zavallı bir suriyeli var daydi alın evinize dediklerinde olanlar oluyordu...

soru şu... feda edilecek can kimin ? eğitimli mi, dünyaya insanlığa bir katkısı var mı ? zeki mi ? mesela uzay mekiği tasarlıyor mu ?
ikinci soru şu : o yüzbin kişi kim.... suriyeliler mi ? alaskalılar mı ? sibiryalılar mı ? yoksa finlandiyalılar, danimarkalılar mı ?

ha diyorsanız ki "keko" birisinin kanını kullanacağız o zaman o şahsa bile sormadan yapılmalı. ama diyorsanız ki bir metamatikçi (bu coğrafyadan değil tabiiki, dünyada geçerliliği olan bir insan mesela nobel adayı olan) o zaman düşünmek lazım. o durumda da kimlerin hayatı kurtulacak o önemli...

ben mesela... yüzbin oxford'da profesör olan kişiyi kurtaracaksam kendim gönüllü olurum. ama bu coğrafyadan yüzbin kişi kurtulacaksa bana ne.....

ama neden gönüllü olurum sorusu da önemli... bu coğrafya bana hiçbirşey vermeyip hep elimdelkileri aldığı için ve yaşım ilerlediği ve ümidim kalmadığı için "bari bir işe yararayım" diye gönüllü olurum. Eğer medeni bir ülkede mesela norveçte falan doğmuş, yaşıyor olsaydım yine bana ne derdim.

yumurta kapıya gelmeden kendinizden o kadar emin olmayın... gözlerinizi kapatıp işi biraz hayal edin bakayım... dürüst olun ama.... bu tip birşey olduğunda önce milletvekilleri, onların sülalereri falan sırada olacak. masum insanlar değil. unutmayın ki ilaç parasını bile ödemeyen ama iş vergiye gelince şirket açmaya gelince dibine kadar iliklerinize kadar sömğren bir yapı içerisindesiniz.

dürüst olun dürüst.....

coğrafya kaderindir.