Sevindik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Dilek Özçelik diye araştırırsın kardeşim en bilinen örneği ilaç için bakanın yanına gittiğinde kameraların önünde eline para sıkıştırılan hanfendi. Birde utanmadan ben denk gelmedim diyorsun ayıp
Araştırma dediğin şey kulaktan dolma cümleleri tekrar etmek değil, olayın aslını öğrenmektir. Dilek Özçelik vakasında ne “kameraların önünde eline para sıkıştırılması” var ne de “ilaçsızlıktan öldü” diye bir gerçek. Bu, yıllardır sosyal medyada dolaşan yanlış ve çarpıtılmış bir anlatı.
Dilek Özçelik, dönemin bakanının ziyareti sırasında kanser tedavisinde yaşadığı bürokratik sorunları dile getirmek için yanına gidiyor. Bakanın refleks olarak para uzatması üzerine de herkesin hatırladığı o cümleyi kuruyor:
“Ben dilenci değilim.”
Yani para kabul edilmiyor, “eline sıkıştırılmıyor”, rüşvet ya da benzeri bir durum zaten söz konusu değil.
Daha da önemlisi şu: Olaydan sonra ilaçları temin ediliyor ve tedavisi devam ediyor. Dilek Özçelik’in hayatını kaybetmesi “ilaç verilmediği” için değil, ne yazık ki kanserin seyri nedeniyle oluyor. Bunu görmezden gelip “ilaçsızlıktan öldü” algısı yaratmak, hem gerçeğe aykırı hem de hayatını kaybetmiş bir insanın hikâyesini siyasi slogan malzemesi yapmak anlamına gelir.
“Ben denk gelmedim” diyen birine “ayıp” demeden önce, senin denk geldiğin şeyin gerçek mi yoksa sosyal medya masalı mı olduğuna bakmak gerekir. Çünkü bu olayın ne resmi bir soruşturması var, ne rüşvet iddiası var, ne de “kameralar önünde para sıkıştırma” diye bir tutanak.
Kısaca:
Bu olay acı bir hasta hikâyesidir, uydurma bir skandal değil.
Biraz daha az ezber, biraz daha fazla gerçek iyi gelir. Sen aynada kendine bak, belki utanacak yüzü görürsün.