Bu işin çok fazla boyutu var. Türkiye'deki Alevi vatandaşlarımızın seküler yaşam tarzı, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki uygulamalar, Esad ailesinin ve Suriye'deki iç savaşın sonuçları, Hamaney, İran İslam Devrimi gibi birçok mesele Türkiye'deki sıkı sünni vatandaşlarımızın nefreti ile sonuçlandı. Yani adam diyor ki sen benim kültürümü şu şekilde kirletiyorsun ben buna inanıyorum, senin bu kültürü kirletmeye hakkın yok gibi. Bilinçsizlik ve yanlı tarihin bir sonucu.

Ben mezhepçiliğin her türlüsünü zararlı ve yanlış buluyorum ancak bu mesele tüm semavi dinlerde söz konusu ve yine ancak yönlendirme ile çözülebilecek şeyler. Son 30-40 yılda müfredata sıkça bektaşilik/alevilik hakkında eklemeler yapılmasına rağmen aile yönlendirmeleri insanları düşmanlığa itmeye devam ediyor.

"Ben şuna kız vermem" diyen bir adama Bektaşilik, Yunus Emre, Mevlana vesaire anlatsan, felsefi yönden ikna etmeye çalışsan adam inan bana herhangi bir düşmanlıktan bahsetmez. Aksine hoşuna gider, çünkü bu topraklarda kültür paylaşımı çok yüksek.

Ha sorarsan bu Alevi komünitesinin hiç mi bu konuda sorumluluğu yok, o da var tabii ki. Geçtiğimiz günlerde Dersim'de bir mescit yapılmak istenmiş, direk tepki veriyor vay siz bizim inancımız üzerinde tahakküm kurmaya çalışıyorsunuz falan. İnsanlara uyumlu yaşamayı öğretmek lazım.